• Machu Picchu, Peru
  • Toronto, Kanada
  • Arctic Circle, Alaska
  • Crater Lake, Oregon
  • CA-1 Highway
  • Ushuaia, Argentina
  • Antarktika
  • Antarktika
  • Ekvador

Antarktika Turu 6.gün

Antarktika’da 6.gün

Antarktika Turu 6.gün

Sabah 7.00’de kaptanımızın; “birazdan en önemli kanallardan biri olan Lemaire Kanalını geçeceğiz” anonsu ile uyanıyoruz,. Manzaranın paha biçilmez olduğunu ama bu sabah havanın bizden yana olmadığını ve sisten pek görülmediğini söylüyor. Yine de güverteden izlemeye değer diye düşünüyoruz. Güverte buzlanmış, hava buz gibi keskin soğuk.

Dönüşte de aynı kanaldan geçeceğimiz için ikinci seferde daha şanslı olmayı umut ediyoruz. Buzdağlarının ve buz parçacıklarının arasından süzüleyerek ilerliyoruz. Ah, bir de hava açık olsa nasıl bir manzarası vardır diye iç geçiriyoruz. Önümüzde de daha küçük bir gemi ilerliyor. Ama bir ara duruyor. Biz farklı bir rotadan devam ediyoruz. Kaptandan bizim geminin buz kırıcılarının daha iyi olduğunu öğreniyoruz.

Sisler içinde Lameire Kanalını geçerken…

Booth Adasının etrafında dolaşıp adanın batısında kalan  Port Charcot limanından karaya çıkacağız. Bu bölge Fransız araştırmacıların geldiği tarihi kalıntıların olduğu, ayrıca penguenler dahil farklı kuş çeşitlerinin, deniz aslanlarının yaşam alanıymış. Etrafı ise buzdağları ile dolu ve maalesef hava şartlarından dolayı karaya çıkışımız iptal ediliyor. Buzdağlarından dolayı koya girişimiz mümkün olmuyor, ayrıca çok rüzgarlı. Zaten bugün inanılmaz soğuk. Dün akşam güvertede yemek yiyebilirken bugün dışarıda 5dk.dan fazla durulamıyor. Hava çok hızlı değişkenlik gösteriyor.

Lameire Kanalını 2. defa geçmeyi sabırsızlıkla bekleyeceğiz…

Yeniden kaptanın anonsu ile güverteye fırlıyoruz, iki orka bizimle birlikte yüzüyorlar. Dışarıda bir taraftan kar başlamış ve buz gibi ama kimsenin umrunda değil. Fotoğraflar, videolar peşpeşe çekiliyor. Üstümüzde montlarımız olmadığı için kısa süreli çıkıyoruz ama içeriden izlediğimiz gibi pozlarını yakalayamıyoruz. Alaska‘da fotoğraflarını çekmiştik bu sefer anılarımızın arasına girdi diye avutuyoruz kendimizi 🙂

Sabah karaya çıkamadığımız için penguenler ile ilgili kısa bir eğitim düzenleniyor. Biz de ona katılıyoruz ve izlemesini çok sevdiğimiz bu sevimli hayvancıklar hakkında detaylı bilgi sahibi oluyoruz. 17 cins penguen olduğunu bilmiyorduk, bizim için her türü ayrı sevimli, hepsini kucaklamak istiyoruz:)

Canlar hepiniz çok tatlısınız cinsinizin önemi yok…

Cinslerine göre 15-20 yıl arası ömürleri varmış. Siyah yerine kahverengi tüylerle doğan penguenler 50.000 de bir görülüyormuş. Isabelline diye isimlendirilen bu penguencikler, renklerinden dolayı denizde kendilerini saklayamadıklarından, daha kısa ömürlüymüş. Siyah-beyaz penguenler denizdeyken alttan beyaz rengi üstten bakıldığında da siyah rengi sayesinde çift yönlü gizlenebiliyormuş. Yılda bir kez tüylerini değiştiriyorlamış ve bu süreç içerisinde 2-3 hafta karada kalıyorlarmış. Galapagos cinsi sadece yılda iki kez tüy değiştiriyormuş. Oldukça sosyal olan penguenler hep birlikte hareket ederlermiş. Eminiz, bu sevimliler hakkında siz de daha fazla bilgi sahibi olmak isteyecek ve araştırmaya başlayacaksınızdır 😊

Her cinsi ayrı şirin ❤

Öğle yemeğinden sonra hava daha sakin ve etkinlikleri yapabileceğiz. 50 kişilik gruplara ayrılarak birbirine yakın iki ayrı araştırma merkezine uğrayacağız. Bizim ekip ilk Winter Adasındaki Wordie House‘a uğruyor.

Wordie House – Antarktika

Arjantin adalarındaki eski İngiliz araştırma merkezi, günümüzde müze haline getirilmiş ve ziyaretlere açılmış. Adaya yaklaştığımızda ev yeterince dolu olduğundan 15 dk. kadar zodiac botla buzulların arasında kısa bir tur atıyoruz.

Karaya çıkış…

Açıkcası bu kısım daha keyifli geliyor. Eşsiz manzaranın içinde buz gibi havaya rağmen her anın tadını çıkarıyoruz. Müzeyi gezdikten sonra dışarıda biraz zaman geçiriyoruz. Bir taraftan da kar yağmaya başlıyor. Yılın ilk kar yağışını Antarktika’da izlemek varmış 🙂

Bahçesinde yatan bu güzellikler ekstra saldırganmış o yüzden fazla yaklaşamadık 🙁

İkinci uğrayacağımız yer önceden İngiltere (Faraday) şimdi ise Ukrayna tarafından kullanılan araştırma merkezi Vernadsky istasyonu. İlk ozon deliğinin izlendiği ekipman da buradaymış.

Karaya ilk çıkışta kıyıda gentoo penguenler tarafından karşılanıyoruz. Bugün de penguen görmedik demeyiz 😊

Misafirlerini bekleyen gentoo’lar 🙂

Araştırma merkezini gezerken güzel bir sürprize de denk geliyoruz. Duvarda asılı tabloların birinde araştırma ekibi gönderen ülkelerin arasında Türk ekibinin amblemini görmek yüzümüzü güldürüyor. Bir ekip gönderildiğini duymuştuk ama Ukrayna araştırma merkezine olduğunu bilmiyorduk. Umarız bir gün Türk araştırmacıları burada kalıcı olarak görürüz.

Türk bilim adamlarını Antarktika’da kalıcı olarak görmek en büyük dileğimiz…

Araştırma merkezinin duvarlarında çeşitli bilgiler ve fotoğraflar asılı, içlerinden biri hepimizin dikkatini çekiyor. Steph Jeavons isimli motorcu bayan 2014-2015 yılları arasında yaptığı dünya turunda motoru ile buraya gelmiş ve fotoğrafı da duvarda asılı. Evet, sizin düşündüğünüz gibi nasıl gelmiş sorusu kafamızda şimşek gibi çakıyor! İki kez karaya çıkmasına izin verilmiş. Şartları nedir, nasıl izin alınır bilgimiz yok…

Bu da yapılabiliyormuş 🙂

Pasaportlarımıza Ukraynaca olsa da Antarktika damgalarımızı vurduruyoruz.

Pasaportumuzdaki en değerli damga oldu…

Aslında buradan posta da gönderildiğini duymuştuk ama postahane şimdi çalışmıyormuş. Kasım ayında tekrar aktif olacakmış, göndermek istediğimiz kartpostalların gidip gitmeyeceğine emin olamadığımızdan vazgeçiyoruz. Belki başka bir yerde denk geliriz. Araştırma merkezini gezerken dışarıda kar şiddetini gittikçe arttırıyor. Pencerelerden görülen manzara müthiş beyazların içinde sevimli penguenler geziniyor.

Masa başındayken bu manzaraya kim hayır derki…

Saatlerce onları izleyebiliriz. Araştırma merkezi çok keyifli bir yerde ama bir süre sonra bu kadar soğuk ve kar bıktırır mı? 1-2 ay güzel de fazlası bizi sıkar galiba 🙂 Lapa lapa yağan kar altında botlara binip gemiye dönüyoruz.

Lapa lapa kar eşliğinde gemiye dönüş 🙂

Soğuk olsa da botta bile çok eğleniyoruz. Ama gemiye döndüğümüzde gece o kadar eğlenceli geçmiyor. Kaptanımız yavaş yavaş Güney Kutup Dairesine yaklaştığımızı yarın sabah geçeceğimizi anons ediyor. Arkasından hava şartlarının iyi olmadığını birkaç saat içinde rüzgarın şiddettinin artacağını söylüyor. Zaten hafiften sallanmaya başlamıştık ama akşam yemeği saatinde daha da artıyor. Ayfer’i hafiften deniz tutmaya başlıyor. İlaçlarımızı alıyoruz, ama bir saat sonra ancak etkisini gösterir. Gemi beşik gibi sallanıyor, Ayfer yemeği bırakıp odaya gitmeye karar veriyor. İlaç etkisini gösterene kadar uzanmak daha iyi olacak. Geceyi yatarak geçiriyor. Onur ise; “Frozen Planet – Kutuplar Atlası” belgesel serisinin 3.sünü izlemeye gidiyor. Yarın sabah için heyecanlıyız…

6.gün fotoğraf albümümüz için linki tıklayınız…  Polar Circle & Antarctica Tour-5’2017

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir