• Machu Picchu, Peru
  • Toronto, Kanada
  • Arctic Circle, Alaska
  • Crater Lake, Oregon
  • CA-1 Highway
  • Ushuaia, Argentina
  • Antarktika
  • Antarktika
  • Ekvador

Toronto Gezi Rehberi

IMG_1372

Toronto

Kanada’nın Göçmenler Şehri: Toronto

Kanada’nın en büyük ve kalabalık şehri, Toronto‘nun nüfusunun yarısını göçmenler oluşturmaktadır. Ülkenin ticaret merkezi ve Ontario eyaletinin başkentidir. Ontario eyaletinin güneyinde ve Ontario gölünün kuzeybatı kıyısında yer alan şehir, kozmopolit yapısı ile oldukça renkli bir şehirdir.

Kanada gezimizin ilk büyük şehri Toronto’ya, Niagara-On-The-Lake bölgesinde geçirdiğimiz çok güzel birkaç saat sonrasında bir pazar öğleden sonra geldik. Kalacağımız otelin de olduğu şehir merkezine yaklaşık 7-8 km kala tıkanan trafiği aşmamız en az bir saatimizi aldı. Otobandan çıktığımızda trafiğe kapalı olan caddeler ile birlikte karşılaştığımız mahşer kalabalığı otele varana kadar hem yordu hem de sabahki dinginliğin üzerine şok etkisi yaptı.

Otele giriş işlemlerini hızlıca yaptırdıktan sonra hemen kendimizi dışarı attık. Bu gezimizde şehirlere 2’şer gün ayırdığımız için elimizden geldiğince oyalanmadan hareket edip zamanımızı yeni yerler görmek için harcamak istiyorduk. Otelden çıktığımızda kalabalığın o gün oynanan bir maçtan çıkanlar olduğunu öğrendik. Şehir merkezine belki de olabilecek en kötü zamanlamayla girmiştik. Kalabalık, trafik, otopark sorunu biraz canımızı sıkmış ayrıca her yerde inşaatların devam ediyor olması da üstüne tuz biber olmuştu. O yüzden şehre karşı ilk izlenimimiz de olumsuzluklar ile başladı diyebiliriz.

IMG_1315

Toronto Downtown

Toronto’da ilk dikkatimizi çekenler; şehir merkezinde yükselen gökdenler ile yeni yapılmakta olan gökdelenlerin inşaatlarıydı. İnşaatların birçoğu 2016 yılında tamamlanacak ve etrafı düzenlenince eminiz ki sokaklardaki düzensizlik çözümlenecektir. Birçok cadde ve sokakta da yapım çalışmaları olduğundan trafiğe kapalı; o yüzden hem yürürken hem de araba ile dolaşırken bu durum biraz sıkıntı yaratıyor.

Kanada’nın farklı ülkelerden göçmen kabul ettiğini bilsek de özellikle Hindistan ve Arap ülkelerinden olan göçmen nüfusunun bu kadar fazla olacağını tahmin etmemiştik. Hintlilere zaten ABD’den çok alışkınız, kalabalık nüfusları ile her yerdeler; ama Arap göçmenlerin de bu kadar kalabalık olduğunu Toronto’da gördük. 2 gün içinde bazı anlar Hintli’leri ve Arap’ları çıkarsalar sanki geriye sadece biz kalacakmışız gibi hisse kapıldığımız bile oldu. Özellikle Toronto Adalarına giderken vapurda bu hissi çok yoğun bir şekilde yaşadık.

IMG_1414

Hop on – Hop off otobüsleri

Sokaklarda yaşayan evsiz sayısı fazla; ama rahatsız etmiyorlar. Genel olarak Toronto oldukça güvenli bir şehir.

Kanada’nın resmi dili İngilizce ve Fransızca olsa da bu bölgesinde ağırlıklı İngilizce konuşuluyor.

CN Tower

CN Tower

Şehrin merkezinden genel olarak çok zevk alamadık. Büyük binaların arasında sanki bir şeyler eksikti, insanı içine alan şehrin kendine özgü bir ruhu yoktu. Belki inşaatların devam ediyor olması, görselliğinin bozulmuş olması da bu duyguyu hissetmemizde etkili oldu. Şehir merkezinin dışındaki mahalleleri dolaştıkca merkeze göre çok daha keyifli olduğunu hissettik. Hatta keşke otelimizi bu bölgelerde ayarlasaydık diye düşündük. Toplu taşımacılık oldukça geniş o yüzden yoğun mesai saatleri hariç rahatlıkla kullanılabilir.

Toronto Gezilecek Yerler

CN Tower (CN Kulesi): Toronto’nun şehir merkezinde yapılabilecek en önemli aktivitelerden biri; yaklaşık 500 metre yüksekliğe sahip CN Tower’a çıkmak olacaktır. CN, Canadian National’ın kısaltmasıdır. Şehri 360 derece izleyebileceğiniz iki ayrı yükseklikte gözlem imkanı sunmaktadır. 356 metre yükseklikteki ilk gözlem bölümünün zemini camdan yapılmıştır. Skypod adı verilen ikinci gözlem noktası ise 447 metre yüksekliktedir. Genel giriş ücretine bu kat dahil değildir. Eğer macera tadında bir gezi düşünüyorsanız EdgeWalk kesinlikle yapılmalıdır.  356 metre yükseklikte kulenin dışında yürümek gerçekten adrenalin dolu müthiş bir deneyim olacaktır. Sınırlı sayıda yapılan aktivite için dönemine göre önceden bilet almakta fayda var. Kuledeki 360 derece dönenerek hem Toronto’yu hem de Ontario gölünü izleme fırsatını sunan restoranında öğle veya akşam yemeği yenilebilir. Hem öğlen hem de akşam yemeği için yapılmış olan sabit fiyatlı menüler fena durmuyordu. Ayrıca yemek menüsü aldığınızda veya sırf restoranında yemek yediğnizde yukarı çıkış ücretsiz ve 356 metredeki gözlem bölümüne de geçebiliyorsunuz.

IMG_1323

CN Tower

CN Tower

CN Tower

İlk gözlem bölümüne çıkış: 32 Kanada dolari. Skypod gözlem katına çıkış: 12 Kanada doları.

Eğer biletinizi online alırsanız indirim yapılıyor. CN kulesi ile ilgili tüm detayları www.cntower.ca web sitesinde bulabilirsiniz.

Harbourfront: Şehrin göl kıyısındaki liman; restoranları, kafeleri, galerileri, açık hava tiyatrosu ve alışveriş merkeziyle en yoğun bölgelerinden biridir. Turistik açıdan da oldukça keyifli bir bölge, ayrıca gezi tekneleri de buradan kalkıyor. Şansımıza gittiğimiz dönemde Yahudi Festivali vardı ve açık hava tiyatrosunda güzel konserler verildi. Yahudi kültürünü tanıtan panayır alanı ve sergiler vardı. İlk akşam yemeğimizi Harbourfront’ta yedik ve açık havada verilen konseri dinleyerek hoş vakit geçirdik. Buradan Toronto adalarına doğru gün batımını izlemek ayrıca keyifliydi. Yemekli-yemeksiz, gün batımı, mehtap tekne turlarına katılınabilir. Eğer araba ile bu bölgeye gelecek olursanız; etrafta ücretli otoparklar var.  Harbourfront ile ilgili daha detaylı bilgilere www.harbourfrontcentre.com web sitesinden ulaşabilirsiniz.

Harbourfront

Harbourfront

Harbourfront

Harbourfront

Toronto Islands (Toronto Adaları) : Toronto adaları birbirine bağlı 3 ayrı adadan oluşuyor ve üçüne de vapur seferleri var. İstanbul’daki vapurların biraz daha küçükleri ile 10 dakikalık kısa ve güzel manzaralı bir yolculuk sonrası ulaşılıyor. Adalarda yürüyüş, piknik, bisiklet yolları, plaj vs. alternatifleri var. Biz akşam hava kararmak üzereyken Centre Island’a geçtik. Biraz yürüyüş yaptıktan sonra vapur iskelesine yakın bir kafede Toronto’nun gece manzarasını izledik. Kesinlikle gittiğimize değdi hatta dönüş yolunda Toronto’ya doğru hem müthiş bir gece manzarası izledik hem de bol bol fotoğraf çektik.

Adalara giderken vapurdan CN Tower ve genel manzara

Adalara giderken vapurdan CN Tower ve genel manzara

Vapurların kalktığı iskele Jack Layton Ferry Terminal Harbourfront’tan yürüyerek yaklaşık 10 dakika sürüyor.  Bütün adalara gidiş-dönüş bilet 7 Kanada doları. Sadece gidişte bilet satılıyor ve tek bilet veriyorlar, adalardan dönüşte bilet istenmiyor. Ekteki web sayfasından www1.toronto.ca vapur saatleri ve güncel fiyatları hakkında bilgi edinebilirsiniz.

IMG_3421

Ontario Gölü ve Adalar

The Distillery District: Restoranları, kafeleri, sanat galerileri, dükkanları ile hem tarihi hem de çok şirin bir bölgedir. Keyifli birkaç saat geçirebilir, öğlen veya akşam yemeğinizi bu bölgede yiyebilirsiniz. Trafiğe kapalı olan bölgenin yakınında otopark mevcut veya yol kenarına (saati 2,25 Kanada doları) aracınızı park edebilirsiniz. Bölge hakkında detaylı bilgi için ekteki web sayfasını (www.thedistillerydistrict.com) inceleyebilirsiniz.

The Distillery District

The Distillery District

The Distillery District

The Distillery District

St. Lawrence Market: En çok tavsiye edilen turistik aktivitelerden biri de bu marketi ziyaret etmek. Dünyadaki en iyi yiyecek marketleri arasında sayılıyor. Biz de uğradık ancak şansımıza bakım sebebiyle kapalıydı. Daha detaylı bilgi için ekteki web sayfasını (www.stlawrencemarket.com) inceleyebilirsiniz.

St. Lawrence Market

St. Lawrence Market

Yonge/Dundas Square: Şehrin kalbi diyebiliriz. Yonge-Dundas Meydanının etrafında restoranlar, kafeler ve alışveriş merkezleri var. Meydanda ise sokak sanatçıları performanslarını sergiliyor. Biz gittiğimizde de gösteri yapan, konser veren sokak sanatçıları vardı. Toronto gezi otobüsleri de (Toronto hop-on/hop-off) buradan kalkıyor. Meydanda ayrıca ücretsiz kablosuz internet ulaşımı mevcut. Meşhur alışveriş merkezleri Eaton Center da burada yer almaktadır. Daha fazla bilgi için web sitesine (www.ydsquare.ca) bakabilirsiniz.

Yonge-Dundas Meydanı

Yonge-Dundas Meydanı

Yonge-Dundas meydanından bir videomuz. HD izlemeyi unutmayınız…

Yonge Street: Alışveriş merkezleri, restoranları ile şehrin en işlek caddelerinden biridir. Bu arada Yonge caddesinin yaklaşık 1896 km uzunluğu ile dünyanın en uzun caddesi olduğunu yürümek isteyenlere hatırlatalım…

Yonge Caddesi

Yonge Caddesi

Yunan, İtalyan ve Çin Mahalleleri: İtalyan ve Çin Mahalleleri birbirine çok yakın. Çin Mahallesi küçük ve pek özelliği yoktu, belki ABD’de her daim bu tarz mahallelere denk geldiğimiz için çok ilgimizi çekmedi. İlk defa Çin kültürü ile tanışacaklar için ilginç olabilir. Çin yemeklerini de deneme şansınız var. İtalyan ve Yunan Mahallelerinin her ikisinde de bol bol restoran ve kafe var. İtalyan mahallesi öğlen, Yunan mahallesi de tavernaları ile akşam yemeği için alternatif bölgeler olabilir. Biz İtalyan mahallesinde öğlen yemeğimizi yedik.

Toronto’da neredeyse bütün ülkelere ait bir mahalleye denk gelebilirsiniz. Portekiz, Hint, Kore vs.

Casa Loma: 98 odası, 30 banyosu, 2 gizli geçiti ve 240 metrelik tüneli ile bir zamanlar Sör Henry Pellatt‘e ait Kanada’nın ev büyük evi bugün müze haline dönüştürülmüş. Bahçesi, şarap madeni, kütüphanesi ve daha fazlası tur eşliğinde geziliyor. Daha fazla bilgi için web sayfasına (www.casaloma.org) bakabilirsiniz.

Casa Loma

Casa Loma

The Beach (Sahil Bölgesi): Sahili, yazlık evleri, butikleri, kafe ve restoranları ile oldukça rahatlatıcı bir bölge. Araba ile biraz dolaştığımız, fazla gezemediğimiz bu bölge hoşumuza gitti.

The Annex: Toronto’nun eski mahallelerinden biri olan The Annex güzel restoranları ve mağazaları ile de popüler bir bölgedir.

Yorkville: Toronto’nun üst sınıf restoranlarının ve mağazalarının olduğu bölgesidir.

Dünya tarihi, dünya kültürleri ve doğa tarihi bölümlerinden oluşan Kanada’nın en büyük müzesi; Royal Ontario Museum (ROM), en eski sanat galerisi Art Gallery of Ontario ve Ontario Science Center (Ontario Bilim Merkezi) ilgi alanınıza göre gezilmeye değer galeri ve müzelerdir. Kanada’nın en büyük hayvanat bahçesi Toronto Zoo da şehrin kuzey doğusundadır. Toronto parklar bakımından da zengindir. Şehir merkezinin batısında kalan ve fazla uzak olmayan High Park‘a gidileblir.

Toronto Yeme-İçme

Göçmen nüfusunun etkisiyle dünyanın neredeyse her mutfağını deneme şansınız var. Ayrıca yerel biralarını  tadabileceğiniz turlar ve restoranlar var.

Bizim gittiğimiz kafe ve restoranlar:

Kahve severler için; Starbucks oldukça yaygın, şehir merkezinde neredeyse birkaç blok arayla bulabilirsiniz. Kanada’da oldukça popüler diğer bir marka olan Balzac’s Coffee Roasters‘ın The Distillery District‘de bir şubesi var. Mekan olarak çok hoş, kahveleri Starbucks’tan sonra hafif gelebilir. Ürünlerinde organik kahve ve süt kullanıyorlar.

Balzac's Coffee Roasters - The Distillery District

Balzac’s Coffee Roasters – The Distillery District

Amsterdam Brewhouse on the Lake: (31/Agustos/2014) Ontario Gölü‘ne bakan restoran mekan olarak oldukça kalabalık olduğu için tercih ettik. Hem içeride hem de dışarıda oturma bölümü  olan restoran geniş olmasına rağmen kapısında bayağı bekleyen vardı. Neyse ki iki kişi olunca 15dk. kadar bekledikten sonra sıra bize geldi. Ama inanılmaz yoğunluktan olsa gerek garsonlar yetişemiyor ve hizmet biraz yavaştı. Mantarlı swiss burger ile chess burger sipariş verdik. Yanında patates kızartması ile geliyor, ilk getirdiklerinde yanık olduğu için geri gönderdik ve ikinci sefer gelenler çok daha iyiydi. Kendi üretimleri olan bira listesi ise fena değildi, ama birkaç çeşidi kalmamıştı. Blonde ve downtown brown çeşitlerini sipariş ettik. Downtown brown daha lezzetli geldiğinden ikinci biraları da ondan söyledik. Fiyatlardan bira 7, burgerler 14-15 Kanada doları, fiyatlara ayrıca %13 vergi ekleniyor. Bahşiş ise vergisiz hesaptan %18 olarak alınıyor.

Cafe Diplomatico: (01/Eylül/2014)İtalyan mahallesinde College street üzerinde bulunan hem dışarıda hem de içeride oturma bölümleri olan bir İtalyan restoranıdır. Önünden geçerken dışarısının hem ortamının güzel olması hem de kalabalık olmasından dolayı cazip geldi. Öğle yemeğimizi yedik. Menüleri oldukça geniş, et, balık, pizza vs. Tercihimiz pizza ve kendi biraları oldu. Sevisleri ağır ve personelini biraz ilgisiz bulduk. Pizza lezzetliydi, esmer veya beyaz undan yapılma hamur seçeneğinin olması güzeldi. Biraları Cafe dip primo lager’ın içimi rahat, hafifti. 1968’den beri işletilen restoran aslında bölgede bayağı bilinen bir mekanmış. İki kişilik orta boy pizza ve biralara vergi dahil 28 Kanada doları hesap ödedik, ayrıca %18 bahşiş bırakılıyor.

Toula Restaurant&Bar: (01/Eylul/2014) Western otelin en üst katında bulunan İtalyan restoranından bütün şehri 360 derece görme şansınız var. İlk düşencemiz burada birşeyler içip genel manzara hakkında bilgi sahibi olmaktı. Gittiğimizde ise; Ontario gölüne bakan cam kenarındaki masaların manzarası hoşumuza gidince burada yemek yemeğe karar verdik. Menüde deniz ürünlerini ve balık görünce seçimimiz; levrek ve kalamar oldu. Önden ABD’deki gibi ekmek ve tereyağ getiriliyor. Porsiyonları oldukça küçük ama sunumları güzeldi. İlk gelen kalamar çok lezzetli olunca ikinciyi sipariş verdik ama maalesef sanki mikro dalgada ısıtılıp gelmişti, aynı lezzeti bulamadık. Fiyatlardan kadeh şarap 13, levrek tabağı 36, kalamar tabağı 18 Kanada doları. Tabii ki vergi ve bahşiş ilave edilecek.

Toronto’da, şehir merkezindeki oteller maalesef hem pahalı hem de otoparkları çoğunun ücretli.

Kaldığımız Strathcona Hotel hakkındaki düşüncelerimiz: İki kişi iki geceye vergi dahil sadece oda için 310 Kanada doları ödedik. Otopark için de ayrıca  gecesine 44 dolardan 88 Kanada doları daha ödedik. Otelin tek olumlu yanı merkezi konumda olmasıydı. Odalar küçük ve personeli çok ilgisizdi.

Strathcona Hotel

Strathcona Hotel

Toronto fotoğraf albümü için linki tıklayabilirsiniz.  Fotoğraflarımız

Montreal yazımızı okumak için tık tık

Quebec yazımızı okumak için tık tık

Tavsiyeler:

  • Toplu ulaşım ağı çok iyi o yüzden  kalınacak otelin şehir merkezinde olması çok önemli değil.
  • ABD doları hemen hemen yer yerde kabul ediliyor ama kur farkını göz önünde bulundurmadan aynı rakamı alıyorlar. Nakit harcamalarda yanınızda Kanada doları bulunmasında fayda var.
  • Araba ile dolaşıyorsanız yanınızda yol üzerindeki otoparklar için bozuk para bulundurmanızda fayda var. Çoğunda kredi kartı ile de ödeme yapılabiliyor.
  • THY (Türk Hava Yolları) haftada 6 gün Toronto’ya karşılıklı direkt sefer yapıyor.

20 Responses to Toronto Gezi Rehberi

  1. Mutlu dedi ki:

    eylulde gidiyorum tavsiyelerinizi tek tek not aldim.

  2. ayşe özel dedi ki:

    Gerçekten çok güzel anlatmışsınız. 3 hafta önce ilk kez gittim. Şehir bana da ruhsuz geldi. Bir şeyler eksikti. Bu yaz yeniden gideceğim. Sizin yazılarınız rehberlik edecek….

  3. Ilayda dedi ki:

    Bu bilgileri bizimle paylastiginiz icin coooook tesekkurler ben haziranin 24 unde kanadaya dil ogrenemye 2 ayligina gidiyorum ucak seyahati ve kanadaya gitmeden once bavula neler konulmasi gerektiginide yazarsaniz sevinirim havasini suyunu bilmedigim bir ulke.icin neler koyucagimi bilmiyorum..

    • Ilayda Merhaba,

      Yaz dönemi gidiyorsun havası yaklaşık İstanbul gibi olur. Her ihtimale karşın yanında sıcak tutacak hafif bir şey olursa iyi olur. Adalarına giderim dersen yanında mayon olsun, yazlık kıyafet ağırlıkla götür. Uçak yolculuğu gözünü korkutmasın, nasıl geçtiği anlaşılmıyor. TR’dan gitmedik ama giden herkes gümrük işlemlerinin de kolay olduğunu söylüyor. Başarılar dileriz, selamlar.

  4. Umur D. dedi ki:

    Fotoğraflar ve bilgiler çok güzelmiş. St. Lawrence Marketi de listeme aldım:)

    Güzel seyahatler,

  5. Murat Ülker dedi ki:

    Merhabalar, gezi yazınız gerçekten çok güzel, daha fazla insanla buluşması için yazınızı okuduktan sonra özetleyerek kendi sitemizde yer verdik. Aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. http://gezginlerinnotlari.com/iki-gunluk-toronto-gezisi/

  6. Atila Dölarslan dedi ki:

    Ayfer Hanımcım doyurucu ve rafine bilgiler için çok teşekkürler. Bu arada nereye incelemeye kalksak bir “Ayfer Onur Seyahatnamesi” sayfası çıkıyor. kutlarım sizi.
    Saygılarımla, Atila Dölarslan

  7. Selin Çelen dedi ki:

    Toronto’nun kalabalığından ve şehrin gürültüsünden bir an için adalara giderken çektiğiniz fotoğraf ile uzaklaştım 🙂

  8. Yazınız için teşekkürler. Bahsettiğiniz gökdelenlerden bir tanesinde de sanırım bizim şirketin ofisi var 🙂 Türkiye’den iş gezisi için gideceğim ve bir şekilde oraya kapağı atar mıyım diye düşünyordum fakat göçmenler ve hayat pahalılığı giden herkesin ortak fikri.

    • Ayferonur dedi ki:

      Rica ederiz.Kanada’nın sosyal haklarının iyi olduğunu, yaşamış ve yaşayan arkadaşlarımızın da mennun olduğunu belirtelim. O yüzden yazımız yaşamayı düşünenlere yanıltıcı bilgi vermesin. Bizim gözlemlerimiz turistik, iş için gittiğinizde eminiz siz daha farklı gözlemlersiniz. Belki Türkiye’den gitmiş olsaydık bakış açımız farklı olabilirdi, bize ABD’deki büyük şehirlerden çok da farklı gelmedi. Şansınızı yine de deneyin deriz, tabii ki soğuk ile aranız iyiyse 🙂

  9. Erkan Basaran dedi ki:

    2016’dan önce gideceğimiz için aynı manzara ile karşılacağız desenize 🙁 Zaten iki gün ayırmayı düşünüyorduk, bu süre yeterli olur mu? Teşekkürler.

    • Ayferonur dedi ki:

      Şehirde yapmayı planladıklarınıza bağlı, bizim tarzımızda bir gezi düşünüyorsanız iki gün yetecektir. Ama müzeleri gezmeyi, hayvanat bahçesine gitmeyi düşünüyorsanız ve adalarında daha uzun süre vakit geçirmek isterseniz iki gün yetmeyecektir.

  10. Halil Yarmaci dedi ki:

    Toronto’nun kendine özgü ruhu olmadığını söylemişsiniz, hatta böylesi gelişmiş bir ülkenin en büyük şehrinde ilk gezilecek yer sıralamasında CN Tower olması gözleminizi kanıtlar nitelikte. Yazınız için teşekkürler…

    • Ayferonur dedi ki:

      Şehir merkezi olarak ruhsuz olsa da etrafındaki doğal güzelliklerini, ve parklarını göz ardı etmemek lazım. ABD’de hemen hemen aynı tarz müzeleri gezdiğimiz için Toronto’da önceliğimiz olmadı. Müzelerin de görülmeye değer olduğunu düşünüyoruz. Selamlar…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir