• Antarktika
  • Antarktika
  • Salda, Turkiye

Atina

Medeniyetler Arasında Yolculuk Atina… 

Yaklaşık 4 milyonluk nüfusu ile Atina, Avrupa Birliği ülkeleri arasında en kalabalık 4. başkenttir. Diğer Avrupa başkentlerine göre belki de bize en yakın hissedeceğiniz şehirdir. Kültür olarak bu kadar iç içe geçmiş, yıllarca bir arada yaşamış milletler olarak yabancılık çekmememiz tabii ki normal. Özellikle belirtmek isteriz ki tarih kitaplarında okutulan düşmanlık kitaplarda ve geçmişte kalmış, halk arasında bunun yaygın olmadığını, gittiğiniz birçok yerde kardeş diye karşılanacağınızdan  emin olabilirsiniz. O yüzden Atina’ya hatta Yunanistan’a ön yargılarınızı evde bırakarak gelin deriz. Ha, cins birine hiç mi denk gelinmiyor o da şansınıza 😊.

3.400 yıllık tarihi ile dünyanın en eski şehirlerindendir. Antik dönemin mirası, şehirde dolaşırken kendini her köşesinde hissettiriyor.  En tanınmış Parthenon’un yanında Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinden kalma önemli yapılar ile modern çağın eserlerini ve kültürünü bir arada yaşamak şehri daha da cazip hale getiriyor. Tarihte yaşıyor gibisiniz…  Şehirden iki yapı; Atina Akropolisi ve Dafni Manastırı (Byzantine Monastery of Daphni) UNESCO dünya mirası listesindedir.

Yunanistan'ın kalbi Akropolis

Yunanistan’ın kalbi Atina Akropolisi

Atina Adı Nereden Geliyor?

Atina, adının şehre verilmesi hakkında farklı hikâyeler olsa da barış ve bilgelik tanrıçası Athena ile ilişkilendirilmektedir. Mitoloji’ye göre; yeni kurulan şehir adını, tanrıça Athena ile deniz tanrısı Posedion arasında geçen efsanevi bir yarışma sonucunda alır. Her ikisi de şehrin koruyucu tanrısı olmak istemiş ve  halka en değerli hediyeyi verenin ardından şehir adlandırılmış.

Posedion asasını bir kayaya çarpar ve halka, denizin gücünü sembolize eden taze su kaynağı hediye eder. Halk başta onu seçer ama suyun tuzlu olduğunu anladıklarında vazgeçerler. Arkasından Athena asasını yere vurur ve bir zeytin ağacı çıkar. Halk, barış ve zenginliği sembolize eden zeytin ağacının onlar için daha değerli hediye olduğuna karar verir ve şehir Tanrıça Athena’nın onuruna Atina olarak isimlendirilir.

Athens - Greece

Atina – Yunanistan

Herodot’a göre Athena’nın hediye ettiği bu ağaç Pers Savaşları sırasında yanmıştır. Zeytin ağacı, Antik Yunan için bilgelik, barış ve zaferi sembolize ederken Olimpiyat şampiyonları için taç görevi görmüştür. Plato’na (Eflatun) göre ise; şehrin adı “H Theu Noisis (Tanrının aklı) deyişinden türemiştir.

Baykuş Sembolü Neden Yaygın?

Hediyelik eşyalarda çok fazla baykuş sembolünü görünce biz de araştıralım dedik. Yunan Mitolojisinde, gök gözlü olarak tabir edilen Athena, bilgelik tanrıçasıdır ve yanında daima bir baykuş yer almaktadır. Baykuş, Athena gibi bilgelik ve zekanın simgesidir. Athena, Yunan Mitolojisindeki bilgelik tanrıçası Metis’in kızıdır. Aynı zamanda baykuş Yunan mitololijisindeki Bereket ve Toprağın Tanrıçası Demeter’e kurban edilen bir kuş olarak geçmektedir. Kurban edilmesinden dolayı; baykuşa kutsallık atfedilmektedir.

Bilgi Acta Infologica Dr. Nebahat Akgün Çomak’tan alınmadır.

Başka bir kaynakta da ayrıca yazılanlar: Antik Yunan’da baykuşun ordunun da koruyucusu olduğuna inanıldığı, savaş sırasında ordunun üzerinden uçan baykuş zafer işareti olarak kabul edilmiştir. Ayrıca ticaret hayatında da koruyucu olduğuna inanılmış ve paraların üzerinde de baykuş simgeleri kullanılmıştır.

Baykuş, Atina'nın sembolü

Tabii ki baykuşsuz grafitti olmaz…

Yunanistan genelinde müzelere ve arkeolojik alanlara ücretsiz girilebilecek günler;

Atina hatta Yunanistan’a gezi planı yaparken bu günleri not ederseniz geziniz daha uyguna gelebilir.

Gitmeyi plandığınız müze veya arkeolojik alanın gezmeyi düşündüğünüz gün açık olup olmadığını kontrol etmeyi unutmayın.

1 Kasım-31 Mart arası ayın ilk pazar günü girişler ücretsizdir, diğer günler ise yarı fiyattır. Deniz önceliğiniz değilse; bu dönem Atina ve çevresini gezmek için, çok kalabalık olmayacağından keyiflidir.

6 Mart (Melina Mercouri Günü)

18 Nisan (Uluslararası Anıtlar Günü)

18 Mayıs (Uluslararası Müzeler Günü)

Eylül ayının son Cumartesi ve Pazar (Avrupa Kültür Mirası Günleri)

28 Ekim (Ulusal Bayram – Oxi günü)

Öğrenci indirimi her zaman vardır ama belge istenir. Yaş sınırlaması var diye biliyoruz. 65 yaş üstü için de indirim var ama AB ülkeleri ile sınırlı diye biliyoruz.

Atina Ulusal Arkeoloji Müzesi

Ulusal Arkeoloji Müzesi – Atina

1 Ocak, 25 Mart, 1 Mayıs, Paskalya Pazar günü, 25-26 Aralık günleri arkeolojik alanlar ve müzelerin çoğu kapalıdır. Ayrıca her müzenin kapalı olduğu gün vardır, güncel giriş ücretleri ve açık olduğu günler, saatleri için web sayfalarından kontrol etmekte fayda var.

Atina Ulaşım

İstanbul’dan Atina’ya THY, Aegean ve Pegasus havayollarının her gün direkt uçuşu var. Bunlardan Pegasus havayolları Sabiha Gökçen’den THY ve Aegean ise İstanbul Havaalanın’dan seferlerini yapmaktadır. Ayrıca İzmir’den de THY ve Aegean havayollarının haftanın belirli günlerinde direkt uçuş seferleri var. Web sayfalarına üye olarak indirimlerini takip edebilirsiniz…

Eleftherios Venizelos - Atina

Atina Uluslararası Havalanı’nda İstanbul uçuşumuzu beklerken… Eleftherios Venizelos – Atina

Atina Uluslararası Havalanı’ndan (Eleftherios Venizelos) şehir merkezine ve şehir içi ulaşım bilgisi için Atina Ulaşım yazımıza tıklayınız… Yazımızda ayrıca toplu ulaşım araçlarında kullanılan biletler nereden satın alınıyor, ücretleri, kullanımı ve geçerlilik süreleri bilgisine de ulaşacaksınız…

Atina Gezilecek Yerler

Şehirde dolaşırken Antik dönemin mirası her yerde kendini hissettiriyor. Sanki açık hava müzesinde gibisiniz. Bizim gibi şehirleri yürüyerek gezmekten keyif alanlardansanız Atina tam size göre, şehir merkezindeki turistik yerlerin çoğu yürüme mesafesinde. Ücretsiz yürüyüş turları da var ama önceden online rezervasyon yaptırmayı unutmayın. Özellikle yüksek sezonda (Temmuz-Ağustos) yer bulmak zor oluyormuş. Athens Free Walking Tour diye aratacak olursanız birkaç sayfa çıkacak. www.athens-free-tour.com un sezona göre günde 1 veya 2 turu oluyor. Bu tarz turların faydası; tarihi yerleri görmenin yanında mitolojik hikâyeleri de dinlemek. 2,5-3 saat kadar sürüyormuş. Ören yerlerine veya müzelere bu turlarda girilmiyor. Gezinin sonunda bahşiş bırakmak adetten…

Zamanınız kısıtlı ve toplu gezmekten hoşlanmıyorsanız o zaman kendi önceliklerinize göre gezmek en güzeli. Ayrıca bütün turistik bölgeleri gezdiren ve istediğiniz durakta inip tekrar bineceğiniz Hop-On Hop-Off (citysightseeing.gr Türkçe kulaklık da veriyorlar.) otobüsleri de var ama hafta içi Atina trafiğinin de sakin olduğunu söyleyemeyeceğiz. Pire ve sahillerinin de olduğu 3 ayrı hat var, detaylarını ve güncel fiyat bilgisi için linki tıklayınız hop-on-hop-off-bus.com

Hop-On Hop-Off otobüs

Atina Hop-On Hop-Off otobüs gezisi…

Atina’nın genelde tarihi bölgesi ile Pire liman bölgesi gezilir ama vaktiniz varsa biraz daha kuzey ve güney bölgelerini de gezebilirsiniz.

Kuzeyde Kifissia

İllaki bir yere benzetecek olursak; İstanbul’daki Bağdat Caddesi’nin küçük versiyonu diyebiliriz. Gelir seviyesi yüksek kesimin oturduğu, marka mağazalar, lüks oteller ve restoranların, kafelerin de olduğu bir bölge. Osmanlı Dönemi’nde mahallenin sakinlerinin yarısı Hristiyan, diğer yarısı Müslüman’mış. İkinci Dünya Savaşı’nda İngilizlerin ve Almanların merkezi bu bölgedeymiş. Ama onunla ilgili bir iz göremedik.

Kifissia

Kifissia – Atina, Yunanistan

İngiliz bahçe şehir mimarisinden etkilenen Kifissia, Atina’nın en yeşil mahallerinden biridir. Goulandris Doğa Tarihi Müzesi gezilebilir ve Nisan-Mayıs aylarında gelmişseniz; Çiçek Sergisi ilgi çekici olabilir. Hemen bir alt komşusu Marousi de lokal yaşamı gözlemleyebileceğiniz bizim de yaşadığımız oldukça güvenli bölgelerindendir.

Marousi – bizim mahalle 🙂

Chalandri, trafiğe kapalı sokakları, şık mağazaları, havalı kafe-barları ve restoranları (tavernaları) ile son dönemlerde popüler olan bölgelerindendir. Iraklıo, yine tren hattı boyunca sıralanmış kafe ve restoranları ile hareketli bölgelerindendir ama diğer yerlere göre küçüktür. Güneyde Glyfada bölgesi herhalde en lüks bölgelerindendir. Buraya sahilden giden tram hattını kullanarak manzarayı izleyerek gelmek keyifli olacaktır. Tabii ki Pire bölgesi de listede olmalı… Yazının sonlarında Pire ve Glyfada bölgeleri hakkında daha detaylı notlarımız var…

Atina Şehir Merkezine Geri Dönecek Olursak;

Osmanlı döneminde Atina, Selanik ve İstanbul’un gölgesinde kalmış ve güç kaybetmiştir. O zamanlar nüfusun çoğu bugün hâlâ tarihi dokusunu koruyan Plaka bölgesinde yaşarmış. Şehrin önemli yapıları depo olarak kullanılmış ve barut deposu olarak kullanılan Parthenon bir patlama sonucunda büyük hasar almıştır. Venedikliler ile yapılan savaşlar sonucunda da şehir tahrip olmuştur. 19. yüzyılda da şehrin birçok tarihi eser, heykel ve mermer yapılar İngilizler tarafından kaçırılmıştır. Bu eserler günümüzde Londra’da Britanya Müzesi’nde sergilenmektedir.

Syntagma (Anayasa) Meydanı

Parlamento binasının da yer aldığı meydan Atina’nın kalbi diyebiliriz. 1843 yılına kadar adı Saray Meydanı olarak geçmiş. Syntagma Meydanı, yıl boyunca birçok organizasyona ev sahipliği yaptığı gibi politik tüm eylemler de bu meydanda yapılmaktadır. Parlamento binasının ön cephesinde binayı korumakla görevli askerlerin (evzonlar, efsun diye de bilinir) her saat başı nöbet değişim törenleri olur ve bölgenin en turistik aktivitesi olmuş diyebiliriz.(Efsunlar; fustanella ismi verilen bir çeşit etekli giysileri ve ayakkabılarındaki tüylü ponponlar ile Yunanistan Silahli Kuvvetleri’nin askeri birimi; bugün ağırlıklı olarak tören kıtası görevi yaparlar. Fustanellaların eteklerinde 400 pile varmış ve bu Osmanlı İmparatorluğu’nun, Yunanistan üzerindeki 400 yıllık hâkimiyetini unutmamak içinmiş).

Sytangma Meydanı haricinde Efsunların bir de Akropolis’te bayrak indirme törenleri oluyor.

Özellikle Pazar günleri saat 11.00’de geleneksel beyaz pileli fustanellaları ve ponponlu ayakkabıları ile en kalabalık asker değişimine denk getirmek güzel olacaktır. Aman izleyeyeyim derken kalabalıkta cepleriniz boşalmasın, tahmin edeceğiniz gibi özellikle sezon kalabalığında yankesiciler için en ideal ortam… Parlamento binasının Syntagma Meydanına bakan ön cephesinde hayatını kaybeden, ismi bilinmeyen askerlere adanmış Meçhul Asker Anıtı yer alıyor.

Atina asker nöbet değişim töreni

Parlamento binası önünde asker nöbet değişim töreninden – Syntagma Meydanı

Parlamento binasının arka tarafında da girişi bulunan National Park (Atina Milli Park) kesinlikle soluklanmak için ideal yerlerden biri. Doğal ortamı korunmuş, küçük gölü, köprüsü ile yürüyüş yapmaktan keyif alacağınız park yerel halkın spor yaptığı kocaman yemyeşil bir alanı kapsıyor. Monastiraki Meyda’nından Ermou Caddesi üzerinden vitrinleri izleyerek 10-15 dakikada Syntagma Meydanı’na yürüyebilirsiniz.

Atina Milli Park

National Park (Atina Milli Parkı)

Parkın bir tarafında Benaki Müzesi diğer tarafında  Zappeion Hall vardır. Panathinakio Stadyumu, Hadrian’s Arch (Hadriyan Kemeri; Atina’yı ziyaret eden Roma İmparatoru Hadrian’ı onura etmek için MS 131-132 yıllarında inşa edilmiştir. Kemerin yüksekliği 18 metredir. Antik şehrin sembolik kapısı.), Stili Olimpiou Dios Mets semtinde şehrin en eski modern mezarlığı olan Atina birinci mezarlığı (mezarlıktan öte anıtsal bir parktır, ayrıca bu mezarlarda yatan kişiler arasında dünya tarihinde etkili olmuş isimler de varmış.) da yakındır.

Hadrian’s Arch (Hadriyan Kemeri)

Hadrian’s Arch (Hadrian Kemeri) Kemerde iki yazıt vardır. Akropolis tarafındaki yazıtta “Burası, eski Atina şehri olan Atina”dır ve diğer tarafında, “Burası, Hadrian şehridir ve Theseus değil” yazıtı yer alır.

Zappeion Hall

Sadece Olimpiyat Oyunları için inşa edilmiş, Atina’daki en önemli neoklasik yapılardan biridir. Günümüzde ise halka açık, özel törenlerde ve sergilerde kullanılan ana sergi salonlarından biridir. Avlusu çok hoş, bir etkinik yoksa içerisine girilmesine izin veriliyor. Zappeio Bahçesi’nde şehrin en eski açık hava sinemalarından biri Aigli var ve 1910’dan beri yazları  keyifle film izleniyor. Yemekli teras bölümleri de varmış.

Zappeion Hall

Zappeion Hall, içine girdik ama etkinlik olunca avlusunu fotoğraflama şansımız olmadı 🙁

Panathenaic Stadium – Panathinakio Stadio (Kallimarmaro)

Panathinakio Stadyumu, eski bir stadyumun üzerinde yer almaktadır. Tahta koltuklu stadyum, MÖ 329  yılında vali Lycurgus tarafından mermerle yeniden yaptırılmış, MÖ 139-144 arasında da Herodus Atticus 50.000 kişilik kapasitesi ile yeniletmiştir. 19. yüzyılda da kazılıp restore edilmiştir. 1896 yılında ilk modern Olimpiyat Oyunlarına ev sahipliği yaptı ve dünyada benzersiz tek mermer stadyumdur.  Giriş ücreti tam 5 Avro, Atina Maratonu’nun olduğu gün ücretsiz. Yarış zamanı atmosferini görmenizi isteriz. 21. sıranın daha üst basamaklarından şehrin de güzel  fotoğraflarını çekebilirsiniz…

Monastiraki Meydanı

Küçük manastır anlamına gelen Monastiraki Meydanı, şehrin en bilindik, yönünüzü belirleyeceğiniz, hem turistik  hem de lokal halkın buluşma meydanı olduğunu söyleyebiliriz. Marketlerden daha uyguna bulacağınız mevsim meyvelerin satıldığı tezgahlar ve sokak sanatçıların gösterileri ile her daim renkli ve canlıdır. Metro ile geldiyseniz meydana çıkmanız ile birlikte 18. yüzyılda Osmanlı Dönemi’nde yapılmış Tsisdarakis Cami ile karşılaşacaksınız.  Günümüzde ise ibadete açık değil, 1915 yılında restore edilmiş ve Kültür Bakanlığı bünyesinde Yunan Halk Sanatı Müzesi olarak hizmet veriyor.

Tsisdarakis Cami

Tsisdarakis Cami – Yunan Halk Sanatı Müzesi

Monastiraki, bir zamanlar Atina’nın en büyük manastırlarından biri olan Büyük Manastır’ın olduğu yermiş. 19. yüzyıldaki arkeolojik kazılar sırasında yıkılmış, günümüzde meydanda sadece küçük bir manastır olan Monastiraki diye de bilinen Panagia Pantanassa Kilisesi bulunmaktadır.

Panagia Pantanassa Kilisesi

Atina’nın kalbi Monastraki Meydanı ve Panagia Pantanassa Kilisesi…

Yüzünüzü Acropolis’e doğru döndüğünüzde sağ tarafta Flea Market kalmaktadır. Hediyelik eşya ve nispeten uygun fiyatlı kıyafet, ayakkabı vs. alışverişi yapabileceğiniz dükkanların bulunduğu sokak sezon zamanı inanılmaz kalabalık oluyor.

Athens Flea Market

Flea Market – Atina

Meydanın sol tarafındaki ilk sokakta birkaç restoran vardır ve bunlardan Thanasis lokallerin de tercih ettiği bir restorandır. Yemekleri fena değil, porsiyonları büyük. Hafta sonları çok yoğun olduğunda önceden pişirilmiş kebapların ısıtarak servis edildiğine denk gelebilirsiniz. Bir kez denk geldik ve hiç yakıştıramadık.

Monastiraki, Atina - Yunanistan

Thanasis restoran neredeyse bu sokağı komple kaplamış, Atina’nın aniden bastıran yağmuruna da hazırlıklı gelin deriz…

Hemen sol tarafındaki Zuccherino pastane-kafe hem hoş hem de tatlıları da lezzetli. Şerbetli tatlıları, kadayıf bize biraz fazla şekerli geldi. Dondurmalı waffles’larında da aklımız kalmadı değil. Hemen yanında da nadir görebileceğiniz Starbucks’lardan biri var.

Şerbetli tatlılar

Bize biraz tatlı gelse de 3 kişi paylaşınca içimizi baymadı 🙂

İkinci sokaktan hediyelik eşya ve kıyafet, sandalet satan dükkanların arasından devam ederseniz Plaka’ya doğru gidersiniz. Acropolis ve Monastraki Meydanı’nı ışıl ışıl izlemek isterseniz akşam saatlerinde özellikle gün batımında etrafındaki bar ve restoranlardan birine çıkmanızı tavsiye ederiz. Özellikle en popüler olan A for Athens bizim de tercih ettiğimiz mekanlardan biri. Aperatif bir şeyler atıştırıp, içeceğinizi yudumlayabilirsiniz ama rakamlara tabii ki manzaranın bedeli de hafiften yansıtılmış. Kokteyler 10 Avro civarı, biralar 6 Avro’dan başlıyor ama değiyor. Hemen yanındaki 360 da fena değil hatta terası daha  geniş. Diğer bir mekan Couleur Locale, henüz denemedik ama hoş duruyor.

A for Athens

A for Athens’ten Akropolis ve Monastraki Meydanı

Thiseio (Thissio)

Pire’ye doğru giden metronun Monastiraki’den sonraki durağı Thissio durağında inerseniz bölgenin ortasındasınız. Tabii burası da Monastiraki’den yürüme mesafesinde. Akropolis ve Antik Agora manzarası eşliğinde kafelerinden birinde keyifle kahvenizi yudumlayın. Iraklidon Caddesi, neoklasik binaları ile Thissio’nun yaya bölgesidir. Metro istasyonunun yanındaki Eptachalkou Caddesi’nde de geleneksel tavernalar var. Atina Ulusal Gözlemevi ziyaret edilebilir. Yaz aylarında gelmişseniz açık hava sineması Cine Thissio’yu da atlamamak lazım.

Plaka

Renkli, cıvıl cıvıl sokakları ve şık restoranları ile Atina’nın yüzü, tam kartpostal tadında bir bölge. Hediyelik eşya dükkanları, dışarıda oturabileceğiniz restoranlar ve kafelerle dolu, baharda ise rengarenk çiçekler ayrı renk katıyor. Bazı restoranlarda Yunan ezgilerini canlı dinlemeniz de mümkün.

Atina - Yunanistan

Plaka Bölgesinde restoran alternatifi çok fazla…

Akropolis’in hemen aşağısında yer alan Plaka, Atina’nın en eski ve canlı bölgelerindendir. Çatısında sinema keyfi yapabileceğiniz Cine Paris’i henüz biz de deneyimleyemedik. Diyojen Lambası diye de bilinen MÖ 334’teki Dionysus Festivali’nin zaferinin anısına yapılan Lysicrates Anıtı (Liccrates’in Korogik Anıtı) Liccrates’in Korogik Anıtıhadrda bu bölgededir.

Lysicrates Anıtı

Lysicrates Anıtı – Plaka, Atina

Anafiotika

Plaka bölgesinden Akropolis’e çıkarken Kiklad mimarisinin hakim olduğu Anafiolika’nın ada havası ile karşılaşıyorsunuz. Daracık arnavut kaldırımlı sokakları, renkli panjurlu beyaz evleri ile bir anda adalardasınız…

Anafiotika

Anafiotika – Atina

19. yüzyılın ortalarında ilk Yunan Kralı Otto için Kraliyet Sarayı’nı inşa etmek üzere ağırlığı Anafi ve diğer Kiklad adalarından  inşaat işçileri işe alınmış. Evlerini özleyen işçiler kendilerine Akropolis yamacındaki sembolik Kiklad mimarisi tarzında küçük konut alanını kurmuşlar. Adını da küçük Anafi anlamına gelen Anafiolika koymuşlar. 20. yüzyılın sonlarında Akropolis kazılırken evlerin bir kısmı tahrip edilmiş ama tekrar inşa edilerek zamanla turistlerin ilgi alanı olmuş. Atina’ya geldiğinizde güzel fotoğraflar çekebileceğiniz bölgelerden biri.

Psyri

Son dönemlerin yeni gözde mekanlarının yer aldığı bölge Monastraki Meydanı’nın diğer tarafında kalmaktadır. 2004 Olimpiyatları sırasında Atina gece hayatının merkezi olarak ortaya çıkmış, hafta sonu saat 9’dan sonra iğne atsanız yere düşmez deyimi burayı en iyi ifade edecektir😊.  Her 3 ayda 1 değiştirdiği dekoru ile meşhur konsept tatlıcı Little Kook da bu bölgededir (Noel, Paskalya ve Cadılar bayramı süslemelerine denk geldik ama kapısındaki uzun kuyruklar karşısında içine girip tatlılarını denemedik.) Bölgenin en çok fotoğraflanan yeri olduğunu söyleyebiliriz. Instagramcıları buraya alalım.

Little Kook ve Noel süslemeleri, biraz fazla mı göz alıcı olmuş 🙂

Psyri bölgesi tabii ki çok daha fazlasını sunuyor. Ara sokaklarındaki duvar resimleri, birbirinden şık kafe-bar ve restoranları ile gezmesi keyifli, bir şeyler yiyip içilecek hoş bir bölge. Canlı müzik dinleyebileceğiniz restoranlar da var. Yunan ezgileri için bu bölgeyi tercih edebilirsiniz. Bizim de en çok keyif aldığımız favori bölgelerinden biridir.

Psyri – Atina

Ermou Caddesi

Sağlı sollu mağazaların sıralandığı cadde Syntagma Meydanı’ndan Monastiraki Meydanı’na kadar keyifli bir yürüyüş yaparak ulaşmanızı sağlıyor. Pazar günü mağazalar kapalı olduğu için daha sakin, cumartesi günkü atmosferi bulamayabilirsiniz. Bir şekilde yolunuz bu caddeden geçecektir 🙂

Ermou Caddesi - Atina

Ermou Caddesi – Alışverişin can alıcı caddesi 🙂

Kolonaki & Lycabettus Tepesi

Yunanca’da küçük sütun anlamına gelen Kolonaki (Κολωνακι) semti Atina merkezdeki en pahalı bölgedir. Marka mağazalar, hoş restoranlar, kafeler ve özel sanat galerine ev sahipliği yapar. Eski havasının kalmadığı söyleniyor. Bu bölgede Benaki Yunan Kültür Müzesi (Perşembe günleri girişi ücretsiz) gezilebilir ayrıca Dromeas heykeli The Runner diye de bilinen koşan insan figürü fotoğraflanabilir.

Lycabettus Tepesi’ne (Kurtlar Tepesi) çıkmayı düşünüyorsanız hazır buradan geçeceksiniz bir kafede oturup etrafı izlemek keyifli olacaktır. Hem tırmanış için de enerji toplarsınız 😊 Ama yok biz füniküler (Aristippou Caddesi’nde) ile çıkacağız diyorsanız ayrı…

Lycabettus Tepesi’nden Atina ve Akropolis manzarası

Lycabettus Tepesi’ne çıktığınızda şehri 360 derece fotoğraflama şansınız var…

Pangrati

Son yıllarda gençlerin takıldığı bölgeler arasında. Yazın bu bölgede de Cine Oasis açık hava sineması sinemaseverlere kapılarını açıyor…

Koukaki ve Petralona

Her iki semt de gençlerin ve gece hayatını sevenlerin revaçta bölgeleri. Koukaki bölgesinde bir balık restoranının adını not almışız ama henüz denemeye fırsatımız olmadı. Özellikle Üst Petralona (Ano Petralona) yeşilliklerin içinde sakin bir semt olduğunu okuduk ama henüz orayı da görmedik. Filopappus Tepesi bu iki bölgenin arasında kalıyor.

Gazi

Kerameikos Metro istasyonundan rahatlıkla ulaşılan bölge, adını faaliyet gösteren yerel gaz fabrikasından aldığından sanayi bölgesi olarak bilinir. 130 yıl boyunca enerji ve aydınlatma sağlayan fabrikaların endüstriyel mirasını sergilemek üzere bugün Endüstri Gaz Müzesi kurulmuştur. Eski gaz fabrikası olan Technopolis, konserlere ve özel etkinliklere ev sahipliği yapan şehrin ana kültür merkezlerinden biridir. Henüz bu bölgeyi detaylı gezemedik. Restoranlar, galeriler, barlar, kafeleri ile Atina’nın canlı bölgelerindendir. Bir zamanların gözde bölgesi ününü sanki Psyri bölgesine kaptırmış gibi.

Psyri - Atina

Gazi bölgesinden fotoğrafımız yokmuş yerine Psyri’nin sıcak ortamını paylaşalım 🙂

Exarcheia

1960-1970’lerde kentin kültür merkezi olan bölgede, alternatif kültür mekanları, çok sayıda esnaf kitapçısı, bohem barlar, Yunan müziği dinleyebileceğiniz geleneksel tavernalar var. Ayrıca günümüzde işgal evleri, duvar yazıları ve graffitileri ile direnişin mahallesi diye de geçiyor. Duvarlardan birinde 15 yaşındayken polisler tarafından öldürülen Yunan genç Grigoropoulos ile birlikte Berkin Elvan’a da yer verilmiş. Exarcheia bölgesi, Arkeoloji Müzesi’ne 5 dk. kadar uzaklıkta. Şehrin isyankar bölgesinin güvenli olmadığı da söyleniyor, henüz gece bu bölgede bulunmadık. Gündüz herhangi bir sıkıntı ile karşılaşmadık.

Exarcheia - Atina

Grafittileri ile isyankar Exarcheia, gündüz çok sessiz…

Omonia

Atina’nın güvenlik sorununun en yoğun olduğu bölgelerinden biri olarak söylendiği için Omonia’ya en sona bıraktık. Atina’ya geldiğimde nerede kalmayayım diye sorulduğunda ilk söylenen bölgedir. Aslında gündüz tehlikeli bir durum ile karşılaşmadık. Zaten şehrin dışında değil, bir şekilde içinden yakınından geçiyorsunuz. İki yılda bir kere metroda hırsızlık olayına şahit olduk o da buradaki metro istasyonunda. Binalarının güzelliği ile de bilinen Atina Ulusal Kütüphanesi, Atina Üniversitesi, Atina Kültür Merkezi ve Atina Lirik Tiyatrosu ile birlikte restoran ve kafelerin olduğu Akadimias Bulvarı bu bölgeye 5-10 dakika  yürüme mesafesindedir.

Atina’nın manzaralarını izlemeye doyamayacağınız tepeleri…

Atina şehir ve Akropolis manzarasını izleyebileceğiniz tepeleri; Lycabettus, Strefi, Filopappou ve Areopagus-Mars‘tır.

Lycabettus Tepesi

Deniz seviyesinden 277 metre yükseklikte bulunan tepe Atina’nın en yüksek noktasıdır. 360 derece şehir manzarasına hakim olacağınız tepeye özellikle gün batımında gitmenizi tavsiye ederiz. Yazın sıcağında değil ama bahar aylarında yürüyerek çıkmak o kadar da zahmetli değil, yanınızda su bulundurursanız iyi olur. Yaklaşık 15 dakikada çıkılıyor, dik olduğunu da not düşelim. Tepede manzara izleme alanı, St. George Kilisesi (Agios Georgios), antik tiyatro (Theatro Likavittou) bar ve restoran var.

Lycabettus Tepesi - Atina

Lycabettus Tepesi’nden gün batımı

Areopagus-Mars Tepesi 

Mitolojiye göre Ares, Posedion’un oğlu Alirrothios’u öldürmek suçundan burada yargılanan ilk Tanrı olmuştur. Bu tepede bir de Erinyslere adanmış bir tapınak bulunur. Bu tapınak zaman içinde yargıdan kaçmak isteyen katillerin sığındığı bir yer halini almıştır. Aziz Paul, pagan karşıtı en güçlü konuşmalarından birini bu tepede vermiştir. O yüzden özellikle pazar günü gitmişseniz ilahi söyleyen bir grupla karşılaşma olasılığınız yüksek. (Acropolis’ten çıktığınızda sağ tarafınızda kalacak)

Acropolis - Greece

Areopagus-Mars Tepesi’nden Akropolis

Filopappou Tepesi

Gün batımı için Lycabettus tepesi genelde tavsiye edilse de zamanınız kısıtlı ise yakınlık bakımından önceliğiniz bu tepe olsun. Hatta biz burayı daha çok sevdik. Areopagus tepesinin ters tarafında Petrolana ve Koukaki bölgelerinin arasında kalır. Saronik Körfezi’nin ve 360 derece Atina şehir manzarası ile başbaşa kalıyorsunuz. Eğer gün batımı için gelmişseniz dönüş yolunun karanlık olacağı aklınızda olsun, pek ışıklandırma yok. Tepeye çıkarken Akropolis’i de fotoğraflama şansınız var. Ayrıca Akropolis’ten de tepeyi ve Saronik Körfezi’ni fotoğraflayabiliyorsunuz.

Atina - Yunanistan

Akropolis’ten Filopappou Tepesi, Saronik Körfezi ve Herodus Atticus Tiyatrosu

Tepede, büyük filozof Sokrates’in hapishanesi ve burada öldürüldüğüne inanılan (kimi kaynaklara göre farklı düşünceler olsa da) demir parmaklıklı ufak bir mağara var.

filozof Sokrates’in hapishanesi - Atina

Filozof Sokrates’in hapishanesi ve burada öldürüldüğüne inanılan küçük mağara…

Dede dostu anlamına gelen bu tepede ayrıca Roma Dönemi’nde hüküm sürmüş Komagene Hanedanı’na üye prens “Gaius Julius Antiochus Epiphanes, Philopappus”un anısına dikilmiş çok eski bir anıt var. Hem anne hem de baba tarafından dedeleri imparator olan ve dedelerinin gözdesi prens, Dede dostu-Filopappou lakabı ile anılmış…

Gaius Julius Antiochus Epiphanes, Philopappus”un anısına dikilmiş olan anıt…

Şehri yürüyerek dolaşmaktan yorulmadıysanız; antik çağ yöneticilerinin siyasi meseleler hakkında bilgi toplamak ve tartışmak için kullandığı Pnyx Tepesi’ne doğru devam edebilirsiniz.

Strefi Tepesi

Exarcheia bölgesinde bulunan tepe 1960-70’lerde çok daha bakımlı ve güvenliymiş. Şimdi evsizlerin barındığını ve pis olduğunu yazmışlar, sabah erken saatlerde gidilmesi tavsiye edilmemiş. Diğer tepelere çıkınca burayı sona bıraktık ve henüz gitmedik…

Modern Akropolis Müzesi

Acropolis’i gezmeden önce kesinlikle müzesi gezilmeli ki şehri dolaşırken neyin ne olduğunu daha iyi anlayıp kafanızda canlandırabilin. Bölgede çıkarılan 4000’den fazla eserin sergilendiği müzede neler mi var? Linke tıklayarak Acropolis Müzesi yazımızı okumanızı tavsiye ederiz. Ayrıca müzenin 3.katında Akropolis’in tarihini anlatan bir video gösteriliyor, muhakkak izleyin. Akropolis manzarası ile kafesinin de çok hoş olduğunu not düşelim, binanın kendisi de muhteşem…

Modern Akropolis Müzesi - Atina

Modern Akropolis Müzesi’nden…

Atina Akropolisi – Atina Akropolü

Evet, Atina’nın simgesi tabii ki ilk sırada olacak belki de sırf bunun için buradasınızdır. Şehrin neresinde olursanız olun heybeti ile gözünüze çarpacak Akropolis’in, Yunanca’da (ακρου-en yüksek πολισ-şehir) yukarı şehir anlamına gelmesine de şaşırmamak lazım. Şehirde yüksek binaların olmamasının nedeni de Akropolis’in görünüşünü engellememek içindir. Unesco Dünya Mirası Alanı olan Atina Akropolisi, 150 metre tepeden bakarak günümüzde de şehre hâkim olmaya devam ediyor…

Akropolis’i Gezerken Göreceğiniz Anıtsal Yapılar, Giriş Ücreti ve daha fazlasını bulacağınız Akropolis Yazımız için linki tıklayınız…

ZİRVEDEKİ ATİNA AKROPOLİSİ

Parthenon Tapınağı - Atina

Parthenon Tapınağı – Akropolis

Olimpian Zeus Tapınağı

MÖ 6. yy’da yapımı başlanan tapınak MÖ 2. yy’da Roma İmparatoru Hadrianus döneminde tamamlanabilmiştir. 17 metre yükseklikteki 104 sütun Pendeli mermeri ile yapılmıştır. Yunanistan’ın en büyük tapınağıydı. 3. yy’da maalesef tapınak hasar görmüş ve yağmalanmış. Yine de  önemli sütunlar ve temel görünebilir durumda. Hadrian Kemeri’ne geldiğinizde dışarıdan rahatlıkla alan gözüküyor, ilginizi çekerse veya toplu bilet almışsanız gezin deriz.

Olimpian Zeus Tapınağı

Olimpian Zeus Tapınağı – Atina Gezi Rehberi

Antik Agorası

Antik Atina’nın kültürel ve dini merkezi idi. Yeniden yapılanmalarla MÖ 2. yy’da son halini almıştır. Romalılardan, Perslerden ve Slavlardan zarar görüp yağmalanmasına rağmen 1834’te Atina başkent olduğunda yerleşim bölgesi olarak geliştirilmiştir. En önemli anıtları; Attalos Stoası, Hephaestus Tapınağı, Tholos ve Bouleuterion’dur.

Hadrian Kütüphanesi

MS 132’de Roma İmparatoru Hadrianus tarafından tipik Roma Forumu mimarisi tarzına uygun yaptırılmıştır. Kademeli açık bir avlu, kütüphane, okuma odaları ve konferans salonlu dikdörtgen bir binadır.

Roman Agorası

Akropolis’in kuzey tarafında, Monastiraki ve Plaka arasında kalan Roman Agora, MÖ 11. yy’da Julius Caesar ve yeğeni Octavian Augustus’un bağışlarıyla inşa edilmiştir. 267’de Herulae’nin işgalinden sonra, Atina kenti, idari ve ticari merkezi Antik Agora’dan Roma Agorası’na ve Hadrian Kütüphanesi’ne devredildi ve Roma sur duvarları ile sınırlandırıldı. En önemli anıtları; Athena Archegetis Kapısı, Rüzgarlar Kulesi (Tower of the Winds), Doğu Propyon, Fethiye Cami, Agoranomion ve Kamusal Latrinlerdir.

Roman Agorası

Roman Agorası – Atina

Kerameikos Antik Mezarlığı ve Müzesi

Antik Atina şehrinin kuzeybatısında yer alan Kerameikos; Yunanca’da seramik anlamına gelmektedir. Ünlü Attic vazolarının ana üretim merkezi, çömlekçi ve vazo ressamlarının yerleşim yeriymiş. Nehir kıyısına yakın olan Kerameikos’un halkı taşan nehirden dolayı çok acı çekmiş ve bölge antik Atina’nın en önemli mezarlığına dönüştürülmüş. Kerameikos’un ilk mezarları Erken Tunç Çağı’na (MÖ 2700-2000) kadar uzanırken Miken döneminden (MÖ 1100-1000) itibaren sürekli genişlemiştir.

Mezarlık, Hellenistik dönemden Erken Hıristiyanlık dönemine kadar (MÖ 338 MS 6. yy) aralıksız kullanılmıştır. Atina’daki en önemli vazolar, bunların arasında Yunan alfabesinde yazılmış en eski yazıyı taşıyan ünlü “Dipylon Oinochoe (MÖ 8. Yüzyılın ikinci yarısı)” da burada bulundu. Küçük müzesinde; Kerameikos kazılarında bulunan eserler sergilenmektedir. Henüz ziyaret etme fırsatımız olmadı.

Atina’daki bazı Ören yerlerinin ve Müzelerin dahil olduğu kombine biletin de olduğunu not düşelim…

5 gün boyunca geçerli olan Atina kombine biletin fiyatı bütün yıl aynı ve 30 Avro. Kışın indirimli sezonda gelmediyseniz kombine bilet avantajlı olacaktır. Bu bilet Akropolis Müzesini kapsamıyor. Geçerli olduğu yerler; Acropolis of Athens and its slopes (North and South Slope of Athens), Ancient Agora of Athens (arkeoloji alanı ve müzesi), Roman Agora of Athens, Hadrians’s Library, Temple of Zeus (Oympieio), Kerameikos Cemetery (arkeoloji alanı ve müzesi), Archaeological Site of Lykeion (Lyceum of Aristotle)

Atina kombine bilet

Atina kombine biletin geçerli olduğu yerlerin haritadaki konumları…

Müze ve Galeriler

Atina’da çok sayıda müze ve galeri var, ilgi alanınıza göre tercihi size bırakıyoruz. En çok ziyaret edilen müzeler; Akropolis ve Ulusal Arkeoloji  müzeleridir. Diğer popüler müzeleri; Museum of Cycladic Art (Kikland Sanatı Müzesi, Kikland sanatına olan etkisi ile Ege’nin eski kültüründen eserler sergileniyor), Benaki Museum (Çağlar arasında Helenizmin etkileyici koleksiyonları sergileniyor), Benaki Museum of Islamic Art, Byzantine and Christian Museum. Numismatic Museum, Museum of Greek Folk Musical Instruments, National Gallery, Museum of Greek Folk Art, Kanellopoulos Museum, Athens War Museum, Hellenic Motor Museum.

Ulusal Arkeoloji Müzesi

Antik Yunan sanatına adanmış dünyanın en önemli müzesidir. Selanik Arkeoloji müzesini gezememiştik ama burayı ziyaret edemeseydik üzülürdük. İlginiz varsa en az 2-3 saatinizi ayırınız. Avlusunda, çok hoş ve huzurlu bir kafesi var.  Müzenin daimi koleksiyonu, ülkenin tarihini içermektedir. Sergiler arasında Antik Yunan heykeller, mezar taşları, seramikler, çömlekler, mücevherlerin yanında 2000 yıllık eski bir bilgisayar olan Antikythira Cihazı müzenin en değerli parçalarından biridir.

Antikythira Cihazı

Antikythira Cihazı – Atina Ulusal Arkeoloji Müzesi

Mycenae’daki Heinrich Schliemann’dan kazılan Agamemnon’un altın maskesi de çok ilgi çekmektedir. Müze ayrıca Yunan folklorunun geleneksel ögelerini sergileyen Etnografya koleksiyonunu, antik çağlardan Yunanca yazıtların sergilendiği Epigrafik koleksiyonunu ve bilim ve felsefe el yazmaları içeren bir kütaphaneye ev sahipliği yapar.

Agamemnon’un altın maskesi

Agamemnon’un altın maskesi – Atina Ulusal Arkeoloji Müzesi

Dimotiki Agora – Varvakios Market (Halk Pazarı)

Şehir merkezinde 3 Agora (Pazar) bulunmakta ama bunlardan sadece birinde alışveriş yapılabilmektedir. Antik Agora ve Roma Agora’ya giriş ücreti ödeyip Sokrates ve Platon’un yürüdüğü eski sokaklarda dolaşırken, Dimotiki Agora’sında mutfak alışverişinizi yapıyorsunuz. Taptaze balık, et ve meyve-sebzelerin arasında dolaşacağınız pazarı özellikle sabah saatlerinde görülmesi tavsiye ediliyor. Fotoğraf çekmek için gidilebilir. Tabii baharatçılardan gelen güzel kokular cezbedici gelip bir şeyler alırken de kendinizi bulabilirsimiz. Aman değerli eşyalarınızı sağlama almayı unutmayın. Açıkcası her taraftan sarkan hayvan görüntüsü ile bana cazip gelmedi, rengarenk sebze-meyve bölümü haricinde bu manzaraları artık kaldıramaz oldum ☹.

Dimotiki Agora – Varvakios Market

Dimotiki Agora – Varvakios Market

Yazının başında Atina Akropolisi haricinde bir de Dafni Manastırı’nın UNESCO dünya miras listesinde olduğundan bahsetmiştik. Bu manastırı merak edenler için kısa bir bilgi verelim. Atina merkezin kuzeybatısında Haidari bölgesinde yer alan bir Bizans manastırı ve İmparatorluğun en büyük başyapıtlarından biridir. 11. yüzyılda Apollo Daphnaios Tapınağı’nın temelleri üzerine kurulmuş ve Bizans sanatının muhteşem mozaikleri ile dekore edilmiştir. Ücretsiz gezilebiliyor ama Pazar, Pazartesi, Salı günleri kapalı diğer günler de 8.00-15.00 arası açık. Sezona göre saatler değişiyor olabilir. Henüz açık bir saatine denk getirip biz de gezemedik.

Atina Yeme – İçme, Kafeler ve Eğlence

Atina’ya geldiğinizde bizdeki gibi adım başı Starbucks kafelere rastlamayacaksınız. Ancak çok turistik ve gelir seviyesi biraz daha iyi bölgelerde görmeniz mümkün o da sayılıdır. Kendi local kahve zincirleri daha çok tercih ediliyor. Ve gerçekten çok hoş kafeleri var. Ayak üstü kahve zincirleri; Coffee Island, Mikel, Coffee Berry, Coffee Lab, Everest bizim dikkatimizi çekenler ve denediklerimiz.

Ayrıca lokal bizdeki gibi kırathatneye benzeyen kafeleri de var ve daha çok yaşlıları tarafından tercih ediliyor. Bu kafelerde (kafe- ouzeri) sadece kahve değil alkollü içecekler de satılıyor, o yüzden çarşıdan pazardan dönerken uğrayıp bir kadeh bir şeyler içen yaşlılarına her daim denk gelebilirsiniz…

Karamanlidika (Sokratous 1, Athens)

Arkadaşlarımızın çok övdüğü yemekleri dillere destan yeri biz de çok beğendik. Ermou Caddesi üzerinde de şubeleri var, Sokratous’daki ilk açılan merkezleri ve ortamını daha sıcak bulduk. Kayseri’den göçmüş ailenin şarküteri ürünleri ve mezeleri enfes, mekan çok büyük değil o yüzden özellikle hafta sonu akşam gidecekseniz rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederiz. Fiyatlar da abartı değil. Ortaya söyleyeceğiniz şarküteri tabağı (4 kişiye rahatlıkla yeter) 16 Avro, uzo 200ml 7.5 Avro, parmak sucuk, mezeler 4-7 arası değişiyor, hepsi enfesti ekmek için ayrıca 1 Avro alıyorlar. Yunanistan’da restoranların geneli ekmek ve su için ekstra ücret alıyor.

Karamanlidika - Atina

Karamanlidika’nın parmaklarınızı yiyeceğiniz lezzetlerinden…

Kostas (5 Pentelis, Athens)

Ayaküstü souvlaki (pita ekmek içine yapılan bizdeki kebap dürüm diyebiliriz) yiyebileceğiniz hem turistler tarafından keşfedilmiş hem de yerel halkın tercih ettiği ufak bir dükkan. Genelde et olarak domuz kullanılsa da kebap derseniz dana etinden olacaktır. Ayrıca tavuklu çeşidi de var. Pazar hariç her gün açık ama öğleden sonra özellikle kebap kalmıyor. Öğleden sonra saat 15.00 civarı da kapatıyorlar.

Bir de bu bölgeye yakın Kosta diye benzer bir yerin daha olduğunu yazalım. İstanbul’dan gelen gezgin dostumuz Ayfer ile buluşmak üzere Kostas’ta anlaştık ve benden önce gelip de birbirimizi göremememiz üzerine beklediği ikinci Kosta’dan da haberimiz oldu. Hoş onun için de olumlu yazmışlar ve genelde karıştırılıyormuş. Bir dahaki sefere de onu deneriz.

Kostas - Atina

Meşhur Kostas burası, dışarıdaki banklar hariç oturabileceğiniz bölümü yok.

Gelelim esas Kostas çok mu lezzetli? Adaş Ayfer (instagram hesabı minikgezenti) çok beğendi ama ben bayıldım diyemeceğim. Belki ete düşkün olmadığımdandır, belki de bana daha lezzetli gelen başka yerler olduğundan. Kostas’ta et yerine üstüne konulan garnütürlerine tuzu koymuşlar ve başta tuz tadı yoğun geliyor ete ulaştığınızda da yavan. Diğer yerlerde isterseniz içine patates konuluyor burada sırf soğan, domates ve cacık ile servis ediliyor. Yiyemezseniz büyük kayıp değil ama gelmişken de deneyin, 2.50 Avro’ya oldukça uygun bir öğle yemeği olur. Diğer Kosta’da gezgin dostlarımız Sevil ve Özgür denedi, güzeldi ama çok da abartılacak değil yorumunda bulundular.

Royal Souvlaki Ermou

Ermou Caddesi üzerinde, gece 1’e kadar açık olan mekan her daim dolu, hızlı atıştırmak için ideal. Souvlakilerini denedik ve beğendik.

Falafellas (Aiolou 51, Athina 105 51)

Veganlar için ideal. Pazar günü hariç her gün açık olduğu yazsa da niyetlendiğimizde kapalıydı. Olumlu yorumlar yazılmış, muhakkak deneyeceğiz…

Brettos

1909 yılından beri kendi içkilerini üreten bar, son yıllarda instagram ile ünlenip fotoğraf çekilme köşesi oldu. Micheal Brettos tarafından kurulmuş imalathane, şehrin en eski damıtımevidir. Plaka’da bulunan mekanda şarap tadımları da yapılıyor. Ürettikleri ouzo, likör ve şarapları tadabilceğiniz gibi satın almak da mümkün. Küçük şişeleri (100ml) sanki turistleri düşünerek yapmışlar. Ballı, tarçınlı ve karanfilli rakılarını (Rakomelo-Girit’ten yayılmış geleneksel Yunan içkisi) denedik ama hafif boğazı yakarak gitse de bize çok hitap etmedi. Margaritaları ve brandileri iyi. Kokteyler 9 Avro, şatlar 5 Avro civarı. Ortam keyifli, isterseniz sadece instagram fotonuzu çekip ayrılırsınız 😊.

Brettos sizce de tam fotoğraflık değil mi?

Yıasemi

Plaka’nın merdivenleri diye geçen Mnisikleous sokağın üzerinde bulunan kafe genel olarak herkes tarafından tavsiye edilir. Mekan gerçekten çok hoş, atmosferi güzel ama kahveleri için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İlk gittiğimizde yanlışlıkla aynı yer diye gezgin adaşım Ayfer ile karşısındaki kafeye oturduk ve her ikisinde de Yunan kahvesi denedim. Sonuç; beğenmedim, benden sonra giden bir arkadaşımın da yorumu aynı oldu. Atmosferi güzel ama kahveleri işe yaramaz. Tabii merdivenlere kadar gidip de instagram fotoğrafınızı çekmemezlik yapmayın 😊

Γιασεμι - Athens

Mnisikleous sokağı ve Yasemi Kafe (Γιασεμι)

Nancy’s Sweet Home

Psyri meydanında bulunan kafe-tatlıcının yerini ilk bakışta görememiştik, sonra küçük tarafını gördük. Meğerse meydana masalarını atmış köşedeki mekanın da onlara ait olduğunu bir hafta sonra gittiğimizde öğrendik 🙂 Gündüz ve akşam üzeri yer bulma şansınız olsa da hafta sonu gece sıra beklemeniz gerekecek. Uzun kuyruk karşısında denemekten vazgeçtik. Tavsiye ettiğimiz arkadaşımız denedi ve tatlılarını başarılı bulduğunu yazdı.

Nancy’s Sweet Home - Atina

Nancy’s Sweet Home

Lithos

Psyri bölgesinde bulunan restoranı, vegan değilseniz kesinlikle tavsiye ederiz. Başta menüyü gördüğümüzde et haricinde çeşidin azlığı karşısında seçim yapmakta zorlansak da yediğimiz her şey çok lezzetliydi. Yan masalara gelen etler de çok güzel duruyordu. Garsonlar çok ilgili ve servis hızlı…

Lithos restoran Atina

Atina’daki birçok mekan gibi Lithos’un da hem içeride hem de açık havada oturabileceğiniz alanları var.

Little Tree Books and Coffe

Akropolis Müzesi’ne çok yakın olan kafenin kahvelerini beğendik, hafif atıştırmak için de ideal. Ağaçların arasındaki dış mekanı sıcak havalarda kaçmak için mükemmel, ayrıca kitaplarla iç mekanı da çok huzurlu.

Hans & Gretel

Monastiraki Adrianou sokağının üzerinde Hard Rock Café ile aynı sırada kalıyor. Önünden muhakkak geçiliyor 😊 Özellikle şekerleme ve dondurmaları ile çok cazip dursa da dondurmaları krema gibi renkli külahları aşırı şekerli. Burada şeker komasına girmeniz an meselesi. Dekorasyon harika, çocuklar için inanılmaz albenisi var ve çalışanları çok sempatik. İçerisine girip dolaşmak ve fotoğraf çekmek serbest. Yanındaki DaVinci Gelato’nun dondurmaları daha iyi.

Hans & Gretel

Albenesi ile çocuklar kadar büyükleri de kendine çekiyor 🙂

Atina’ya gelen birçok kişinin ilk sorusu “sirtaki yapacağımız, izleyebileceğimiz neresi var?” oluyor. Ülkemize gelen bir turistin nerede dansöz izleyebiliriz sorusu ile aynı, yani burada halkın sirtaki yaptığı, tabak kırdığı mekanlar yok ama turların götürüldüğü, turistler için var. Artık tabak kırılmasa da peçeteler havada uçuşuyor. Özellikle Plaka bölgesinde yaygın, seneler önce turla geldiğimizde bizi de böyle bir yere götürmüşlerdi. Genç arkadaşlarımıza sirtaki dediğimizde suratımıza anlamsız bir şekilde bakıyorlar ama buzuki dinleyip yerel halkın danslarını izleyeceğiniz mekanlar var.

Plaka Ithaki Restaurant

Ithaki Restoran, Plaka bölgesinde canlı müzik yapan yerlerden biri, denemediğimiz için yorum yapamıyoruz.

Monastraki, Psyri, Thessio bölgelerindeki restoranların çoğunda gündüz de canlı müzik var, bir şeyler yerken veya içerken dinleyebilirsiniz. Rembetiko (rebetiko) müzik ve dans geleneği ile bağlantılı Tsifteteli (çiftetelli) ve Zeibekiko dansları eğlence dünyasında ilgi görüyor. Rembetiko müziğinin kökeni mübadele döneminde Anadolu’dan Yunanistan’a göçmek zorunda bırakılan Rumlar’a dayanıyor. Rembetiko dışlanmışların müziğiydi. Sözleri; yoksulluğu, acıyı, uyuşturucu bağımlılığını, polis baskısını, hapishaneyi, aşkları, ihaneti ve esrarı yansıtıyordu. Bu Yunan kentsel blues’uydu. Rembetiko’nun en güçlü dönemi Alman işgali ve onu takip eden Yunan İç Savaşı sırasındaymış.

Arkadaşlarımız Panormou istasyonuna yakın Tο Αδιαχωρητο isimli canlı müziğin olduğu bir restorana götürdü. Genelde bu tarz yerlerde fix menü fiyatlar da oluyormuş, yiyecekler ortaya geliyor ve sınırsız şarap dahil 15 Avro fiyatı açıkcası çok uygun geldi. Müzik iyi olmasa da insanlar inanılmaz eğlendi ve böyle bir ortamda olmak bile keyifliydi. Yemekler ortalamanın üstündeydi, şarap tabii ki iyi değildi ama en azından içilebiliyordu. Alternatif mekanlar denedikçe ilave edeceğiz.

Atina Tavsiyeler

  • Öncelikle mecbur değilseniz aşırı sıcak aylarında (Temmuz-Ağustos) Atina’yı gezmenizi tavsiye etmeyiz. Gezeceğiniz tarihi alanların çoğu açık alan olduğundan güneş altında bunaltıcı olacaktır.
  • Sıcak havada geldiyseniz tarihi alanları ya sabah erken saatte ya da kapanış saatlerine göre akşam üzeri dolaşın. Öğle saatlerinde müzeleri tercih edin.
  • Yanınızda şapka, güneş gözlüğü, güneş kremi ve hava durumuna göre yağmurluk veya şemsiye olsun. Aniden bastıran yağmuru tadınızı kaçırmasın…
  • Havaalanında ücretsiz Wi-Fi hizmeti var. İnternet paketi satın almak isterseniz havaalanında da alabilirsiniz ama şehirdeki önemli meydanlarda ve kafe-restoranların hepsinde ücretsiz internet olduğunu da bilin. Uzun kalacaksanız tabii ki yerel sim işinize yarayacaktır.
  • Yeme-içme bakımından oldukça zengin aç kalma şansınız yok ama turistik bölgeleri biraz daha pahalı.
Mnisikleous sokağı

Plaka’nın merdivenleri diye geçen Mnisikleous sokağı üzerindeki kafe ve restoranların ortamları çok keyifli ama hafta sonları çok kalabalık oluyor…

  • Şehir merkezini çok rahatlıkla yürüyerek dolaşabilirsiniz.
  • Metro ağları kolay, yoğun saatlerde biraz kalabalık oluyor. Biletlerinizi girerken ve çıkarken de okutmanız gerekiyor. Peşi sıra geçenleri görebilirsiniz maalesef kaçak geçiş yapan oluyor ama yakalanırsanız bilet ücretinin 60 katı cezası varmış. M2 hattında kontrole denk geldik ve hiç kimsenin gözünün yaşına bakmadan cezayı kesiyorlardı.
  • Plaka, Monastraki ve Thissio’nun renkli labirent sokaklarına dalın ve keyfini çıkarın. Gözünüze güzel gelen bir yerde kahvenizi yudumlarken etrafınızdaki yaşamı izleyin…
  • Atina kentinin panoramik manzarasını izlemek için tepelerden birine çıkın. Özellikle gün batımını kaçırmayın.
  • Işıklı Parthenon’a karşı çatı katlarındaki restoran-barlardan birinde şarabınızı veya kahvenizi yudumlayın.
  • Yazın geldiyseniz güney sahillerinde serinlenin. Vouliagmeni ve Sounio’nun plajlarında kristal sularına dalın veya adalarından birine gidin…
  • Unesco Dünya Miras Alanı Atina Acropolis’ini ziyaret edin.
  • Metro istasyonlarında sadece gideceğiniz yere değil, tarihi de yolculuk yapın. Kazı alanlarını hayranlıkla izleyeceksiniz… (Monastiraki, Syntagma, Keramikos, Akropoli ve daha fazlası için linki tıklayınız Ametro.gr …
Akropoli metro istasyonu

Akropoli metro istasyonu, müze gibi değil mi?

  • Parklarında dinlenin, enerji depolayın, iliklerinize kadar huzurla dolun…
  • Tanrıların ve tanrıçaların, alimlerin ve filozofların, sporcuların, sanatçıların vatanı Atina’da antik tapınaklar, müzeler ve sergileriyle 2.500 yıllık tarihin içinde kaybolun…
  • Lezzetli gastronomik zevklerle mideniz bayram etsin…
  • Festivaller ve gece hayatı ile şehri dolu dolun yaşayın…
  • Şehir merkezinde özellikle hafta içi araba park etmek sıkıntılı, araç kiralamanızı şehir içinde kalacaksanız tavsiye etmeyiz…

Atina’da konaklama olarak bir yer tavsiye edemeyeceğiz. Kalışlarımız uzun süreli olduğundan airbnb’den ev kiralamayı tercih ettik. Oturduğumuz Marousi bölgesi hem çok güvenli hem de şehir merkezine tren ile ulaşımı kolay olduğundan tavsiye ederiz. Ama şehir merkezinde kalmak isterseniz Plaka civarını düşünebilirsiniz. 

Atina’da birkaç günden uzun kalacaklara ekstra gezilecek yer tavsiyeleri…

Pire (Piraeus) 

Atina’nın ana limanı Pire, Yunanistan’ın en büyük ve Akdeniz’in de önemli limanlarındadır. Cruise gemileri buraya demir atmaktadır ve Yunan adalarının çoğuna yapılan feribot seferleri ile oldukça yoğun trafiği vardır. Türkiye’ye feribot seferi olan adalardan birine geçerek de Pire’ye ulaşmak kolay. Motosikletle Atina dönüşümüzde Sakız-Çeşme güzergâhını kullanmış ve mennun da kalmıştık. Detayları için yazımıza tıklayınız… YUNANİSTAN-TÜRKİYE ARAÇLA FERİBOT GEÇİŞİ

Eğer gemi turu ile Pire limanına gelmişseniz limanda yapılacak özel hiçbir şey yok, hatta bir an önce şehir merkezine kaçmak isteyebilirsiniz. Pire istasyonundan M1 numaralı metro ile şehir merkezine en uygun şekilde gidebilirsiniz. Ya da kalabalıksanız taksi, diğer bir alternatif de seightseing otobüsleri ile gezmek olacaktır. Ama şehir merkezi yerine Pire civarında dolaşmak güneyine doğru gitmek de iyi bir alternatif olacaktır. Pire’nin gezilecek vakit geçirilecek kısmı feribotların kalktığı liman kısmı değil, Paşalimanı (Marina Zeas) Mikrolimano (Turkolimano)’nun olduğu diğer tarafıdır. Pire metro istasyonunun içinde Atina yeraltı sistemini anlatan küçük bir müzesi var ve ücretsiz gezilebiliyor.

Mikrolimano

Turkolimano diye de geçen Mikrolimano’nun balık restoranları ünlüdür ve genellikle turlar turistleri buraya getirir. Bu bölgede birkaç restoranda yedik ama açıkcası süperdi diyemeyeceğiz, hem fiyatları yüksek hem de turist nasıl olsa bir daha gelmez mantığı ile yaklaşıyorlar. Tabii hepsi için geçerli değildir. Hatta birinde turist değiliz, yaşıyoruz deyince hemen ekstra ikramlarda bulunuldu. Denize sıfır oturmak keyifli, yemekten çok manzaranın tadını çıkardık. Sahibinin Türk olduğunu öğrendiğimiz Ammos Restoranı kardeşlerimiz denedi ve mennun kaldılar.  Kastella bölgesi’ndeki Profitis Ilias kilisesinden panoramik Mikrolimano, Pire ve Saronik Körfezi’nin manzarasını izleyebilirsiniz.

Mikrolimano

Denize sıfır sıra sıra dizilmiş restoranları ile Mikrolimano

Paşalimanı

Paşalimanı gece inanılmaz hareketli, barları ve kafeleri ile çok keyifli. Hellenic Maritime Müzesi’ne doğru sahilden yarımadayı yürüyebildiğiniz kadar yürüyün. Alternatif restoranlar ve gün batımını izlemek için kafeler göreceksiniz. Imerovigli restoranda birkaç kere yemek yedik ve genel olarak memnun ayrıldık. Özellikle karışık deniz ürünlerinde başarılılar. Yazın geldiyseniz plajlardan birinde denizin tadını çıkarın.  Votsalakla ve Freatida belediye plajlarıdır.

 Imerovigli restaurant - Athens

Deniz çuprası biraz pahalı olsa da yine her şey lezzetliydi, fiyatını merak etdiyseniz kilosu 50 Avro… Imerovigli Restoran

Barış ve Dostluk Stadyumu (Peace and Friendship Stadium) 2004 olimpiyatlarında bazı maçlar burada oynanmış, Karaiskais Stadyumu, Belediye Tiyatrosu, Pire Arkeoloji Müzesi, Themistoclean Surları, Eetioneia Kapısı Pire’deki diğer gezilecek yerlerdir.

Pire’den günübirlik 3 adaya (Hydra (İdra) – Poros – Egina) yapılan turlara katılarak ada havasını da alabilirsiniz. Tur fiyatları 100 dolar civarı, otelden alma vs. dahil diye biliyoruz. Turla değil ama bir fırsat bulduğumuzda yakın adaları gezmeye niyetliyiz.

Atina’ya yakın en fazla 2 saat içinde gidilebilecek adalar; Aegina, Agistri, Hydra, Poros, Spetses ve Syros adalarıdır.

Atina’nın Rivierası 

Atina’ya gelindiğinde genellikle en fazla Pire sahiline gidilir ama Atina Rivierası’nın güney sahilleri yeterli ilgiyi görmez. Flisvos Marina’dan Cape Sounio’ya kadar uzanan sahil yolunun da tadını çıkarın. Şehrin gürültüsünden ve karmaşasından biraz uzaklaşayım diyorsanız ideal yerdesiniz. Mevsimine göre berrak sularında serinleyebilir, marinalardaki yaya yollarında yürüyüş yapabilir, deniz kenarı restoran veya kafelerinde oturabilirsiniz. Flisvos Açık Hava Sineması’nda bir de filme denk gelirseniz daha ne olsun…

Palaio Faliro bölgesi, mübadele dönemi gelen Rumların oturduğu bölgelerden biridir, o yüzden Rum aksanıysa Türkçe sohbet etmeye çalışan birilerine denk gelirseniz şaşırmayın 😊. Güneye doğru inerken lüks yatlarıyla Glyfada Golf Kulübü ve şık mağazaları, restoranları, kafeleri ile Glyfada bölgesi, termal kaynaklarıyla Vouliagmeni Gölü, Vouliagmeni ve Sounio’nun plajları, Varkiza Plajı rüzgar sörfü yapmayı veya izlemeyi sevenler için ideal.

Glyfada 

Motosikletle içinden geçip trafiği karşısında daha sonra motorsuz geliriz dediğimiz Glyfada’ya Aralık ayının güneşli bir gününde tram ile gelip dolaştık. Ve çok da keyif aldık. Noel süslemeleri ile her yer ışıl ışıldı. Sahil boyunca güzel kafeler, restoranlar, plajları ile yazın çok hareketli oluyor, Atina’ya yazın geldiyseniz plajları için de bu bölge düşünülebilir.

Glyfada - Athens

Yazın kimbilir bu sahiller nasıl kalabalık oluyordurü Glyfada’yı sevdik..

Selanik’te gidip beğendiğimiz Full tou Meze restoranın burada da bir şube açtığını duyunca denememezlik yapmadık. Adı Elliniko Meze diye geçiyor, yediğimiz her şey çok lezzetliydi, ortamı da güzel. Kahve için de Carpo Coffee’yi tavsiye ederiz, kuruyemiş ve çikolata çeşitleri ile de içerisi çok renkli..

Temple of Posedion – Sounion

Attika Yarımadası’nın en ucunda denize bakan bir tepede deniz tanrısı Posedion’una adanan tapınak yer almaktadır. Denizcilerin Ege ve Akdeniz’de denize açıldıklarında gördükleri son kara noktası olduğu için önemliydi. Bu yüzden de deniz tanrısına adanacak tapınağın konumu buradan güzel olamazdı. Perikles zamanında MÖ 440’larda, tapınak yeniden inşa edilse de günümüze kadar ancak bazı sütunlar kalabilmiş. Santorini’den sonra en güzel gün batımının buradan olduğu söyleniyor. Gün batımına kadar kalmadığımız için yorum yapamayacağız. Aşağısında küçük bir plaj ve birkaç balık tavernası var. Yolunuz düşerse görülmeye değer.

Deniz tanrısı Posedion Tapınağı

Deniz tanrısı Posedion’a selam…

The Stavros Niarchos Foundation Cultural Center (Stavros Niarchos Vakfı Kültür Merkezi) 

170.000 metrekarelik yeşil alanı ile eğitim, sanat ve rekreasyon alanı kompleksidir. Opera ve kütüphane binası ile birlikte Stavros Niarchos Parkı’na ev sahipliği yapmaktadır. 2016 yılında tamamlanan kompleks, yıl boyunca opera galalarından, film gösterimlerine, caz konserlerine ve çocuklar için yoga atölyelerine varana kadar birçok etkinliği ziyaretçilerine sunmaktadır. Açık hava mekanları, spor tesisleri, bahçeleri ve oyun alanları ile çocuklu aileler için de ideal bir yer. Yazın kanal boyunca yelken turu, kışın buz pateni imkanını her yerde bulamazsınız. Evet, burası hakkında çok bilgi topladık ama henüz gidemedik, ilk fırsatta gidip şahsi düşüncelerimizi de paylaşmayı umuyoruz…

Atina’dan turla veya otobüs-tren ile birkaç uzaklıktaki çevre bölgelere de gitme şansınız var. Meteora, Nafplio, Epidavros, Delphi, Korinth Kanalı, Mycenae, Evia (Eğriboz) Adası en revaçta olan bölgeler veya arkeolojik alanlardır.

Atina Ulaşım yazımız için linki tıklayınız… ATİNA ULAŞIM

Akropolis yazımız için linki tıklayınız…  ATİNA AKROPOLİSİ

Yunanistan’daki yaşam hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz linki tıklayarak yazımızı okuyabilirsiniz… TIK TIK  

Yazımızı gezdikçe güncelleyeceğiz…

Keyifli geziler…

Ayfer & Onur Öznar

Faceboook : AyferOnur Seyahatnamesi

Instagram : AyferOnur Seyahatnamesi

Youtube: AyferOnur Seyahatnamesi

 

 

 

 

 

       

6 Responses to Atina

  1. Ayşe Seçkin dedi ki:

    Atina ile ilgili soracağım soruların cevaplarını bu yazınızda buldum, çok teşekkürler ☺️

    • ayferonur dedi ki:

      Sorularınızın cevaplarını yazımızda bulduğunuza sevindik, keyifli gezileriniz olsun…

  2. Şükran onuk dedi ki:

    Çok detaylı, bilgilendrici bir yazı olmuş tebrikler. Baykuş konusunu açmanıza bayıldımmmm sevgiler

    • ayferonur dedi ki:

      Şükrancım çok teşekkürler… Baykuş konusu bizim gibi senin de ilgini çekmiştir :), araştırılacak ne çok konu var. Sevgiler…

  3. Cem Çakır dedi ki:

    Yazı ve fotoğraflar çok iyi geldi bu karantina günlerinde moral oldu uzun bir süre göremeyeceğiz gibi görünüyor Yunanistan ve Atina’yı en son 2020 Şubat ayında Görmüştük sevgili evsahiplerimize misafirperverlik leri ve rehberlik leri için çok teşekkür ederiz tekrar görüşmek dileğiyle

    • ayferonur dedi ki:

      Sevgili Cem, sayenizde çok keyifli bir hafta sonu geçirmiştik. Ayfer’in doğum gününe denk getirmeniz ise güzel sürpriz olmuştu 🙂 Sağlıkla yeniden yolculuk edebileceğimiz günlerin en kısa zamanda gelmesi dileğiyle… Tabii önce burada da görüşelim, sonra Atina buluşması yaparız 🙂 Sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir