• Machu Picchu, Peru
  • Toronto, Kanada
  • Arctic Circle, Alaska
  • Crater Lake, Oregon
  • CA-1 Highway
  • Ushuaia, Argentina
  • Antarktika
  • Antarktika
  • Ekvador

Seattle

10

Space Needle

“Sleepless In Seattle”

Kutuplara Yolculuk” gezimizin 40. gününde yeniden ABD’de topraklarına giriş yaparak Seattle‘a geçeceğiz. Vancouver‘da kaldığımız evde iki Azeri petrol mühendisi de kalıyor ve onlarla kısa da olsa biraz sohbetimiz oluyor. Yola çıkmadan önce İsmail elinde bir bardak su kapının önünde bizi bekliyor. Biz de adettir arkanızdan dökeceğim diyor. Ah, ne güzel ortak adetlerimiz var keşke hiç kaybetmeden yaşasak. Koreli ve Azeri dostlarla vedalaşıyoruz. Yarım saat sonra sınıra yaklaşıyoruz. Pasaport kontrolde yine aynı sorular; yanınızda yiyecek, silah, alkol, uyuşturucu vs. var mı kolay bir geçişle yeniden ABD’deyiz. Bu gece kalacak yerimiz baştan belli. Atlanta’dan bir arkadaşımız iki yıl önce Seattle’a taşınmıştı ve onun davetlisiyiz. Gps’e adresini girip yola devam. Eh, birazcık trafik mi var derken biraz da yol yapım çalışması ile Naim’in evine varıyoruz. Seattle yağmuru ve puslu havası ile ünlüdür ama şansımıza açık masmavi bir gökyüzü ile bizi karşılıyor, ısı da süper… Sağ olsun Naim dört dörtlük hem ev sahipliği hem de rehberliği ile işimizi çok kolaylaştırıyor. Akşam ve ilerleyen günlerde yapılacaklar ile ilgili tavsiyeler, plan hazır.

Starbucks Signature Store

Starbucks’ın merkezi Seattle olunca ilk gezimiz Starbucks’ın en son açılmış ve dünyada tek olan özel mağazasına gidiyoruz. Naim tam bir kahve uzmanı, bize her şeyi en ufak detayına kadar anlatıyor. Kahvelerin kavrulma farkı, yüksekliğin etkisi vs. aslında bu mağazası haricinde Starbucks’ın diğer mağazalarında servis ettikleri kahvelerin lezzetlerinin pek iyi olmadığı hakkında uzun uzun anlatıyor. Artık bizim de bakış açımız değişti ve bilgiler sayesinde içerken sanki daha mı bilinçli olduk

Starbucks Signature Store

Starbucks Signature Store

Alki Beach

Starbucks ziyaretinden ve kahve tadımından sonra Alki plajına doğru gidiyoruz. Bu bölge hem gün batımını hem de Seattle şehir manzarasını izlemek, fotoğraflamak için süper bir lokasyon. Şansımıza hava açık ve nefis bir gün batımı oluyor. Yemek yediğimiz Hawaii restoranın (Ma kai) ortamını ve yemeklerini de beğendik. Senelerdir ABD’de yaşayıp ilk defa Seattle Cidar birasını da denedik, bizim hoşumuza gitti biraseverlere tavsiye ederiz.

Alki Beach

Alki Beach

Kerry Park

Yemek, gün batımı tamam bir de tepeden şehir manzarasını izlemek var diyerek gece en güzel Seattle’ın fotoğraflandığı Kerry Park’a gidiyoruz. Gün uzun ama bir o kadar da keyifli geçiyor…

Kerry Park

Kerry Park

Seattle’daki toplu taşımacılığa bayıldık her yere ulaşabiliyorsunuz ve çok rahat. Issaquah bölgesinden şehir merkezine otobüs ile gittik ve ödeme otobüste yapılıyor. Tek yön 2.75 dolar. Uzun kalacaklar için tabii ki aylık kartlar var.

Pike Market Place

Şehirde en popüler aktivitelerden biri Pike Market Place. Hem ayaküstü yemek yiyebileceğiniz hem de sebze-meyve, et, balık ürünleri alabileceğiniz kapalı müthiş bir pazar. Eh, tabii ki buraya kadar geldiniz Starbucks’ın 1971 yılında ilk açılmış mağazasına uğramadan olmaz. Ama bu da sıra demek, upuzun kuyruğa hazırlıklı olun. Kahvesi farklı mı tabii ki hayır hatta iyi değildi. Dünkü içtiğimiz iyi kahveden sonra aradaki farkı hemen anlıyoruz 🙂 Birazcık turistik, hediyelik kupa vs. almak, fotoğraflamak için uğramaya değebilir.

First Starbucks Store

First Starbucks Store

Yine aynı sırada olan peynir dükkanına uğrayıp peynir çeşitlerinden tadıyoruz, burası da atlanmayacak yerlerden… Donut yapan Rus tatlıcının önü de her daim kalabalıktı, kuyruğa girdik ama bize çok hitap etmediğinden almaktan vazgeçtik. Fish&Chips denedik ama sıradandı. Ara ara büyük şehir kalabalığından da bunalmadık değil.

Market Place

Market Place

Market Place’in girişinde yer alan Turkish Delight isimli restorana da uğramadan durmadık. Sahibi Semra abla ile biraz sohbet ettik. Çıkalım mı çıkmayalım mı diye kararsız kaldığımız Space Needdle’a kadar yürüdük ancak turistik gelince vaz geçtik. Burada müzik meraklıları içim EMP müzesi, Chihuly Cam heykeller ve bahçesi, Pacific Bilim müzesi ziyaret edilebilir.

12

Denize doğru yürüyerek ulaşabileceğiniz Olimpiyat heykel parkını da gezerek sahil bölgesi gezilebilir. Ayrıca gezi tekneleri de Seattle şehrini denizden görmek açısından güzel bir aktivite olabilir. Biz akşam üzeri tekrar otobüs ile arkadaşımızın yaşadığı bölgeye döndük. Issaquah bölgesinde indik. Bu bölge kafeleri, restoranları ve kütüphanesi ile bize şehrin içinden çok daha sevimli ve sıcak geldi.

Bugün motorumuz Libertad’ın bakımı var. BMW servisinden önceden randevu almıştık ve sabah erken getirmemizi söylemişlerdi. Servisteki arkadaşa yapılacakları söyledikten sonra otobüs ile Fremont bölgesine geçiyoruz. Otobüs kişi başı 2,5 dolar ve geri dönüşte de aynı bileti kullandık.

Gas Works Park, Fremont

Bu bölgede görülecek yerlerin başında Gas Works Park geliyor. Parktan Seattle şehir merkezi panaromik olarak izlenebiliyor. Uçurtma uçurtmak isteyenler için de tepesi çok elverişli. Park eski Seattle Gas Light firmasının yerine yapılmış ve dizaynı hoş, ama piknik masaların olduğu bölgeyi sanki evsizler sahiplenmiş. Bu bölge Sleepless in Seattle filminin çekildiği yerlerden bir tanesiymiş.

Seattle from Gas Works Park

Seattle from Gas Works Park

Parkta biraz vakit geçirdikten sonra tavsiye üzerine bu bölgedeki Türk restoranına gidiyoruz. Cafe Turko keyifli bir mekan, yemeklerini de beğendik. 4 kişilik dışarıdaki büyük masaların birinde oturuyorduk ve diğer masalar da doluydu.  İki bayan Türkçe yanımıza oturup oturamayacaklarını sordular. Aralarındaki sohbet devam ederken bizimle de sohbete başladılar. Süreyya Hanım restoranın sahibiymiş. Gezimizi ilgi ile dinlediler. Diğer bayanın adının Ayfer olması da güzel bir tesadüf oldu ve Ayfer Hanım bloğumuz olup olmadığını sordu. İsmini söylediğimizde yeni değilsiniz sizin bloğu biliyorum seneler önce Los Angeles’a gezmeye geldiğimde sizin yazılarınızı okumuştum demesi bizim için çok hoş bir sürpriz oldu. Güzel iltifatları için de teşekkürler 🙂  Süreyya Hanım’a da lezzetli yemekleri için teşekkürler. Bu bölgeye geleceklere de denemelerini tavsiye ederiz.

Cafe Turko

Cafe Turko

Mount Rainier

Bugün hedefimizde Mount Rainier’ı en iyi görebileceğimiz yerlerden biri olan Crystal Mountain’e gitmek var. Tüyolar yine Naim’den tabii. Touratech’in ABD’deki merkezi Seattle’da olunca uğrayalım ve bizim yan çanta Alaska’dayken neden su aldı diye soralım istiyoruz. Çantalar da sorun yokmuş, bakalım yağmurlu bir günde ne olacak 🙂

Touratech USA Store

Touratech USA Store

Daha sonra yolumuza devam ediyoruz. Yaklaşık 2 saatte Crystal Mountain’e geliyoruz. Özellikle 410 nolu otoyol manzarasıyla yine bizi büyülüyor. Zaten Mount Rainier neredeyse şehrin her yanından gözüküyor. 4400 metre yüksekliğindeki dağ aktif bir volkan. Üzerindeki buzulların bir patlama esnasında yaratacağı etki ile dünyadaki en tehlikeli volkanlardan bir tanesi olduğu söyleniyor. Crystal Mountain hoş bir kayak merkezi. Teleferik ile Crystal Mountain’ın zirvesine çıkıyoruz. Teleferikten inerken Mount Rainier bütün ihtişamı ile karşımızda duruyor. Sanki elimizi uzatsak tutacak gibiyiz. Manzara anlatılacak gibi değil gerçekten dağın o heybetini görmek gerekiyor. Dağa karşı şezlonglara oturup izlerken dağcıların içlerindeki zirveye çıkma arzusunu biraz olsun anlıyoruz. Muhteşem bir duygu olmalı.

Mount Rainier

Mount Rainier

Burada bir de restoran var. Aç karınlarımızı doyuruyoruz ama yemeklerini pek de beğenmedik. Maalesef güneş Mount Rainier tarafından geldiği için fotoğraflar istediğimiz gibi olmuyor. Eğer buraya yolunuz düşerse açık bir günde sabahtan gelmek en güzeli. Akşam çok geçe kalmayalım diyerek dönüyoruz. Geceye Naim ile keyifli sohbetle devam ediyoruz. Yarın tekrar yola çıkacağız. Naim’e misafirperverliği ve tavsiyeler için buradan da tekrar çok teşekkür ederiz.

Arkadaşımızın yanında kalarak geçirdiğimiz 4 günün sonunda Seattle’dan ayrılıp yolumuza devam ediyoruz. Sabah arkadaşımızın evine yakın olan Snoqualmie şelalesine uğruyoruz.

Sqnoqualmie Falls

Sqnoqualmie Şelaleleri, Snoqualmie yerlileri için manevi önem taşıyan kutsal bir yer. Bu bölgede yaşayan yerli halk da Ay’ın insanları olarak biliniyormuş. Yaklaşık 90 metreden dökülen şelale ayrıca dünyanın ilk yer altına yapılan elektrik jeneratörüne de sahip ve hala elektrik üretiyor. Şelaleyi dolaştıktan sonra şelalenin yanına kurulmuş otele bakıyoruz. Biz izlemiyoruz ama Twin Peaks dizisi bu otelde çekilmiş. Daha sonra Snoqualme kasabasının içinden geçerek yolumuza devam ediyoruz. Kasaba artık şehirle birleşmiş durumda ve bu çevredeki yerleşim yerleri çok hoşumuza gidiyor. Ayrıca bu bölgede yapılacak birçok doğa aktivitesi var.

Sqnoqualmie Falls

Sqnoqualmie Falls

Museum Of Flight

Boeing tesislerinde yer alan müze ABD’de havacılık ile ilgili en iyi müzelerden bir tanesi. Müzenin girişi 21 dolar. Ayrıca içeride film veya farklı aktivitelere katılmak isterseniz ilave ücret ödüyorsunuz. Müzenin girişi ilk olarak ABD ile Sovyetler arasındaki uzay savaşı ile başlıyor. Her iki tarafın uzaya çıkışları, aya ulaşmaları gibi konular tarafsız olarak çok güzel anlatılmış. Bu arada ABD ordusu 1950 yılında roket konusunda uzman bir Alman grubu ile V2 Roketini geliştirmek üzere beraber çalışmışlar. Bu roketin başarısı uzaya adım için ilk çalışmaları oluşturmuş.

Daha sonra Mars ile ilgili bir bölüm var. Mars’da yapılan keşifler detaylıca anlatılmış. Kontrol kulesi çok güzel düşünülmüş. Aktif bir havaalanında olduğumuz için gerçek kontrol kulesindeki tüm haberleşmeyi buraya da aktarıyorlar. İnen veya kalkan uçaklar ile ilgili tüm haberleşmeyi dinleyebiliyorsunuz.

Kuşların uçmalarından örnekler verilerek uçmanın temel mekaniğinin anlatıldığı bir bölüm var. Bu arada çocuklar elbetteki unutulmamış. Çocukların ilgisini çekecek çok güzel öğretici çalışma alanları ve bilgiler var.

Farklı uçakların sergilendiği genişce bir alanın tam ortasında duran Blackbird favorilerden bir tanesi.

Museum Of Flight

Museum Of Flight

Wright kardeşlerin anısına hazırlanmış çok güzel bir bölüm var. Tabii ki bu bölümde Wright kardeşlerin öyküsü tüm detayları ile anlatılmış. Kanat çalışmaları esnasında kullandıkları rüzgar tünelinin bir benzeri dahi var. Bu bölüm Birth Of Aviation olarak isimlendirilmiş. Birinci ve ikinci dünya savaşı için de epeyce büyük bir sergi bölümü yapılmış. Hem savaşlar hakkında hem de kullanılan uçaklar ile ilgili bilgiler var. Uzay bölümünü ise ayrı bir binada çok detaylı olarak sunuluyor. ABD başkanlarının kullandığı eski Air Force One uçaklarının birisi de müzede yer alıyor ve içi gezilebiliyor.

Anlattıklarımızı dolaşmak yaklaşık 4 saatimizi alıyor ancak havacılığa ve uzaya meraklıysanız çok rahatlıkla tüm gününüzü burada geçirebilirsiniz. Ayrica cumartesi ve pazar günleri Boeing fabrikasında uçakların imalatının yapıldığı bölüme tur var. Keşke hafta sonu burada olsaydık ve bu tura da katılsaydık diye hayıflanıyoruz. Bizim daha yapacak yolumuz var diyerek müzeden ayrılıyoruz.

Müzeden daha fazla fotoğraf için tık tık.

Müzedeki gezimizi bitirdikten sonra müzeye yakın olan Fauntleroy bölgesinden kalkan feribot ile Southworth’a geçiyoruz. Feribot sırasına geldiğimizde polisin motorları arabalardan ayırıp öne alması süper oldu; nasıl da sıra var… Motosikletler ilk gemiye alınıyor, daha sonra arabalar 🙂 Motor ve biz 12 dolara yarım saatlik yolculuk sonrası Southworth’e geçiyoruz. 1,5 saatlik yol sonrası Port Angeles’a varıyoruz. Yarın Olympic Ulusal Parkını gezeceğiz.

Olympıc National Park

Olympıc National Park

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir