• Machu Picchu, Peru
  • Toronto, Kanada
  • Crater Lake, Oregon
  • CA-1 Highway
  • Antarktika
  • Antarktika
  • Ekvador
  • Susten Pass
    Susten Pass
  • Omotepe, Nicaragua
  • Buenos Aires
  • Nafplio, Greece

Stonehenge Gezisi

Stonehenge

Stonehenge – İngiltere

Cilalı Taş devrinden günümüze uzanan bir köprü; Stonehenge

Motosikletimizle İngiltere’ye doğru yöneldiğimizde bizi heyecanlandıran yerlerden bir tanesi de tarihi belgesellerde izlediğimiz Stonehenge’i görebilecek olmamızdı. Londra’da biraz gezip biraz dinlenip az da olsa arkadaşımızla hasret giderdikten sonra hafif yağmurla ayrılıp Stonehenge’in yolunu tuttuk.

İngiliz motorcu bir arkadaşımızın tavsiye ettiği rotayı izleyerek yemyeşil ormanların, tarlaların içinden trafiğin soldan akmasına da alışmaya çalışarak keyifle gittik. Önümüzdeki günlerde de İngiltere’de otoban dışındaki yollarda motor kullanmaktan hep keyif aldık. Ah, bir de az yağmur olsaydı keyfimiz nasıl da katlanırdı kimbilir.😊

Loomies Moto Cafe

Yolda bu sevimli kafede kahve molası için durduk…

Yolda durduğumuz Loomies moto kafede iki İngiliz motorcu gelip bizim motoru öyle bir incelediler ki herhalde satın alacaklar dedik 😊 Yanlarına gittiğimizde hiç konuşmadan basıp gittiler. Aralarında istisnalar çıksa da genel olarak İngilizlerin soğukluğu motorcularında da aynı şekilde devam ediyor.

İngiltere

Sevecen İngiliz motorcu arkadaşlar, bu kadar inceleme yeter gidelim modundalar 🙂

Stonehenge’e yaklaştığınızda kalıntıları yoldan görebiliyorsunuz. Hatta toprak, ara bir yoldan arabaları ile girmiş bir grup fotoğraf çekiyordu. Biz kalıntıları ve müzesini ziyaret etmek istediğimiz için; ucuza kaçıp sadece buradan foto alarak bu kadar önemli tarihi bir alanı elbette pas geçmedik😊. Müzenin girişinde motosikletler için ayrılmış alana motorumuzu bırakıp, yağmur yağmamasını dileyerek içeriye girdik.

Stonhenge, İngiltere

Stonhenge’i uzaktan izlemek bize yetmedi, bir de yakından inceleyelim 🙂

Stonehenge; yaklaşık 5.000 yıllık birçok tarihi kalıntıyı kapsayan bir ören yeri. MÖ 3700 ile MÖ 1600 yıllarını kapsayan dönemden 300 civarı kalıntıya ev sahipliği yapıyor. Cilalı Taş devri ile Bronz devrinin başlangıcından bu zamana kadar iyi durumda kalan birçok tarihi eseri barındırıyor.  Dünyanın en çok bilinen ören yerlerinden birisi olduğu da söyleniyor. Yılda 1 milyon civarı ziyaretçi yaklaşık 5.000 yıllık tarihe tanıklık etmeye buraya geliyormuş. Umarız bizim de tarihi ören alanlarımız bir gün aynı ilgiyi görür. Özellikle Göbeklitepe çok daha fazla ilgiyi hak ediyor. Yakınındaki Avenbury ören alanı da önemli bir tarihi yer ve Cilalı Taş Devri kalıntılarına ev sahipliği yapıyormuş. Yağmur yüzünden biz fırsat bulup gidemedik.

Yazıyı okurken kolaylık sağlaması için eski çağlar ile ilgili tarihleri de hatırlatalım.

Mezolitik Dönem (Orta Taş Çağı MÖ 10000 – 8000)

Neolotik Dönem (Cilalı Taş Çağı MÖ 8000 – 5000)

Taş Çağı (MÖ 5500 – 3000)

Bronz veya Tunç Çağı (MÖ 3000 – 1200)

Stonehenge Öncesi

Bölgede yaklaşık 10.000 yıllık büyük ve garip dört tane çukur bulunmuş. Bulunan çukurlardan ise ahşap direkler çıkarılmış. Bu direklerin kabaca doğu-batı düzleminde sıralandığı tahmin ediliyor. Orta Taş Çağı dönemine ait olduğu tespit edilmiş ancak bu çukurların civarında başka hiçbir şey bulunamamış. Dolayısı ile sadece varsayımlarda bulunulmuş. Bu ahşap parçaların totem direkleri olabilecekleri ve yaklaşık 10.000 yıl önce bu bölgenin dini ritüeller için kullanılıyor olma olasılığı da varsayımlar arasında yer alıyor.

Stonehenge Yapılışı

Yaklaşık 5.000 sene önce tahmini MÖ 3100 yılında hendek şeklinde yapılmış bir daireden oluşan ilk aşama daha sonraki dönemlerde Sarsen ve BlueStone taşları eklenerek devam etmiş. İki adet girişi olan alanın iç bölümüne ise 56 tane dik durumda olan sütun yerleştirilmiş. Bu sütunların daha sonra büyük Sarsen taşlarının iç tarafına dizilen BlueStones (Mavi Taşlar) olduğu düşünülüyor. Sütunların etrafındaki çukurlarda ise öldükten sonra yakıldıkları tahmin edilen insanların külleri bulunmuş.

MÖ 2700 civarında ise bu alanın ortasına at nalı şeklinde ve etrafını çevreleyen Sarsen taşları yerleştirilmiş. 200 sene sonra MÖ 2500 yılında aralarına da BlueStones (Mavi Taşlar) yeniden düzenlenerek yerleştirilmiş. Burada en dikkat çekici ve önemli olan ise; anıtın yaz ve kışın tam ortasına gelen zamanda gün doğumu ve batımına göre hizalanmış olmasıdır.


Kışın (Mid Winter)  büyük Sarsen taşları (Trithlon) arasından batan güneş, yazın (Mid Summer) ise Stonehenge’in Antik Yola (Avenue) bakan tarafından doğuyormuş.

İnsanlık tüm tarihi boyunca gökyüzüne karşı olan ilgisini hiç kaybetmemiş anlaşılan.

 

Müzenin olduğu yerden Anıtın bulunduğu bölgeye otobüsler var. Müze biletinizi gösterip otobüs ile gidebilirsiniz. Dönüşte ise Anıtın etrafındaki diğer tarihi kalıntıları, höyükleri inceleyip yürüyerek müzeye kadar gelinebilir. Biz de öyle yaptık. Otobüsten inince Anıta doğru adımlarınızı atarken özellikle Sarsen taşlarının ne kadar heybetli durduklarını fark ediyorsunuz. Gerçekten çok etkileyici muazzam bir yapı duruyor önünüzde.  Biz yoldan gördüğümüzde çok etkilenmemiştik ancak bu kadar yaklaşınca karşınızda çok farklı bir yapının olduğunu hissediyorsunuz.

Bizde bu hisleri uyandıran yapının dört-beş bin sene önce insanlarda nasıl bir duygu fırtınası yarattığını hayal edebiliyor musunuz? Hele hele gördüğümüz yapının şu anda çok yıpranmış durumda olduğunu göz önüne alacak olursak; o dönemi düşünemiyoruz.

Stonehenge, İngiltere

Anıta belli bir mesafeye kadar yaklaşabiliyorsunuz. Gidip dokunmak yasak. Dairenin etrafındaki alanda dolaşıp farklı açılardan inceleyip bilgileri okuyabilir ve fotoğraf çekebilirsiniz. Girişte ekstra ücret vererek kullaklık alacak olursanız bilgileri okumak yerine dinleme imkanınız da var.

At nalı şeklinde iç bölümü ve dış cepheyi oluşturan Sarsen taşları yaklaşık 28 ton ağırlığındaymış. En büyük Sarsen taşı ise 40 ton civarındaymış. Bundan 4000 sene önceki insanlar bu sert taşların dış yüzeylerindeki katmanı keserek düzgün hale getirip dik şekilde toprağa sabitlemişler. Bir de üstlerine yatay şekilde Sarsen taşı yerleştirmişler.

Sarten taşı - Stonehenge

Müze tarafında örnek bir tane Sarten taşı var…

Anıta yaklaşıp özellikle Sarsen Taşlarının büyüklüğünü hissettiğiniz anda o soru geliyor akla: “Nasıl taşımışlar, kesmişler ve sonrasında dik bir şekilde toprağa gömerek ayağa kaldırmışlar?”. Yıllar sonra bir grup bu konuda da o zamanki olabilecek teknikleri kullanarak aynı ağırlık ve büyüklükte bir taşı taşıyıp, toprağa gömüp ayağa kaldırmış olsa da insanın inanası gelmiyor. Bize soracak olursanız; 5000 sene önce tarım yapan, avcılık yapan bir toplum bugünkü şartlar olmadan yapabilmiş bunu. Kanıtlanacak çok fazla da bir şey yok aslında, insan gücü ile yapılmış😊.

Yazılı herhangi bir bilgi olmadığı için Anıtın neden ve nasıl yapıldığı hâlâ muamma. Çeşitli tezler ortaya sunulmuş. Ancak burası dini ritüellerin yapıldığı bir alan, etrafında çok fazla höyük mezarlar bulunuyor. Burayı yaparken güneşin hareketine göre düzenlemişler, taşlar yıpranmış olsa da akustik özelliği var.

Akustik özelliğin olması burada ayinlerin ve törenlerin yapıldığı konusunu öne çıkarıyor. Ses incelemelerinde belli bir frekansta yapılan davul sesinin taşların etkisi ile Alfa dalgalarını oluşturup  tekrarladığını tespit etmişler. Alfa dalgalarının beyni rahatlattığı ve transa geçirmek için ideal olduğu biliniyor. Buradan yola çıkarak bir takım ayin veya törenlerin burada yapıldığı düşünülüyor.

Kazılar esnasında 200 kadar domuz kemiği bulunmuş. Karbonlama yapıldığında hepsinin MÖ 2600 yılında aynı gün öldüğü tespit edilmiş. Günümüz noelinden birkaç gün önceye gelen gün tahmini olarak 21 Aralık olabilir. Yani yılın en uzun gecesi ve güneşin Trithlon taşının arasından battığı zamana denk geliyor. Arkeologlar, büyük bir tören yapılmış olduğunu tahmin ediyorlar. Anıtın çevresindeki Antik Yolu (Avenue), höyük ve diğer bulunan kalıntıların hepsini dolaşabiliyorsunuz.

Stonehenge ve Çevresi

Son dönemlerde yapılan çalışmalarda Antik Yolun Avon nehrine kadar gittiğini bulmuşlar. Nehrin tahmini olarak yola bağlandığı alanda yapılan çalışmalarda yine daire şeklinde bir yapılanma bulunmuş. Lazer yöntemi ile yapılan çalışmalarda ise BlueStones taşlarının dik bir şekilde gömülebileceği delikler keşfedilmiş. Arkeologların tahmini  burada var olan Mavi Taşların daha sonra Stonehenge’e taşındığı yönde. Gizemini koruyan çok fazla denklem var.

Ayrıca Stonehenge’den yaklaşık 3 km mesafede bulunan Durrington Walls’da yapılan kazı çalışmalarında birçok evin tabanı olduğunu tahmin ettikleri yapılar ile beraber tahtadan yapılmış totem olduğunu düşündükleri bir alana ulaşmışlar. Bu yapı ise kısa bir Antik Yol ile Avon nehrine bağlanıyor. Bu tahta totemlerden oluşan yapı Stonehenge ile aynı büyüklükte ve en enterasan yanı ise; yazın güneş bu tören alanı ile antik yoldan batarken, kışın ise bu totemlerin arasından doğuyor. Stonehenge ile açık bir bağlantısı göz önüne serilmiş durumda. Arkeologlar, Stonehenge’i yapanların Durrington Walls’da yaşadığını düşünüyorlar.

Stonehenge

Kışın gün doğumunda bu ahşap totemlerin ortasından doğan güneş akşam ise Stonehenge’in büyük Sarsen taşları arasından batıyor. Yazın ise Stonehenge ve Antik Yoldan doğan güneş Durrington Walls ve nehre bağlayan Antik Yoldan batıyor.

 

Stonehenge’in MÖ 1000 yıllarında terk edildiği düşünülüyor. Ancak anladığımız kadarıyla gizemini koruyan birçok konu ve cevaplanacak soru var. Kazıldıkça farklı bilgiler ve teorilerin atılacağı da kesin. Kesin olan bir şey 5.000 yıl önce insanlar dini törenler için tapınaklar yapıp, yaz ve kışın en uzun günlerini tespit ederek özel kutlamalar yapmış ve  adaklar adamışlar. Kutsal gördükleri bu anıtların etrafında önemli kişilerin mezarları da var. Yazı bulunmuş olup da neden yaptıklarını da aktarabilselermiş, bugünkü gizemi de kalmamış olurdu.

Tarihe ilgisi olan herkesin görmesini isteyeceğimiz bir anıt bu. Sadece anıt ile yetinmeyip etrafında bulunan kalıntıları da dolaşmakta fayda var. Hatta gitmeden önce biraz okumak ve çalışmak çok daha iyi olacaktır. Londra’dan günübirlik turlar da düzenleniyor.

Stonehenge, İngiltere

Stonehenge’in haritadaki konumu…

Dönüşümüzde müzeyi gezip biraz kafesinde dinlenip Bath’e doğru yola çıktık. Motosikletimizin yanına geldiğimizde Libertad’ın da yeni arkadaşlar yaptığını gördük. Biz de biletlerimizi Libertad’ın uzun süredir yolda olan arkadaşlarının sahiplerine verdik. Umarız bizim biletler ile onlar da gezebilmiştir😊. Zira giriş ücreti (kişi başı 17,50 sterlin) eğer uzun süreli yoldaysanız biraz yüksek gelecektir hele de iki kişiyseniz…

Biz gezerken Libertad yalnız kalmamış 🙂

Okuduklarımızı dilimiz döndüğünce anlattık. Sürekli yeni kazılar yapılıp yeni bilgiler gün ışığına çıkarılıyor. Yanlışımız veya eksik bilgimiz varsa yorum olarak eklemeyi unutmayın ki bizde öğrenelim ve doğru bilgileri aktaralım.

Ayfer & Onur Öznar

Faceboook : AyferOnur Seyahatnamesi

Instagram : AyferOnur Seyahatnamesi

Youtube: AyferOnur Seyahatnamesi

       

4 Responses to Stonehenge Gezisi

  1. Şükran Onuk dedi ki:

    Açıkcası sadece üstünkörü bilgim vardı ve çok detaylı anlatmanız benim için Harika bir okuma oldu . Kalemimize , tekerinize , yüreğinize sağlık

  2. Erkan dedi ki:

    Bilgiler için çok teşekkürler. Yazınızı ilgi ile okudum ve İngiltere’de görülecekler listemize ekledim. Emeğinize sağlık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir