• Şangay, Çin
  • Machu Picchu, Peru
  • Atlanta,Georgia, ABD
  • Toronto, Kanada
  • Arctic Circle, Alaska
  • Crater Lake, Oregon
  • CA-1 Highway

SORU-CEVAP

SORU-CEVAP

Travellerspoint’teki bloğumuzdan paylaşımlarımızı yaptığımız sürede aldığımız Soruları ve verdiğimiz Cevapları ulaşmanın kolay olması açısından Soru-Cevap başlığı altında topladık. Ayrıca sorularınız olması halinde yazımızın altındaki yorum bölümüne yazarak veya iletişim bölümümden sorabilirsiniz….

Seyahatlerinizi nasıl planlıyorsunuz?

Fırsat buldukça  seyahat kitapları, dergiler, gezginlerin blog yazılarını okuyup ilgimizi çeken yerlerle ilgili notlar alıyoruz ve topladığımız bilgileri dosyalıyoruz. Google Earth’de oluşturduğumuz bir  haritamız var. Özellikle kış aylarinda, gitmeyi planladığımız yerler ile ilgili toplamış olduğumuz bilgileri okuyarak planlar yapıyoruz. Ülkelerdeki görülmesi ve yapılması gerekenlerin listelerini çıkarıyoruz. Daha sonra yıllık izin planımıza göre 10 gün, 2 hafta veya 3 hafta gidersek nereye gidebiliriz, bu süreçte nereleri görebilir ve neleri yapabiliriz diye günlük plan çıkarıyoruz. Gidilecek yerler arasında ulaşım olanaklarını inceliyoruz. Uçak,tren, otobüs veya araba kiralama opsiyonlarını inceliyoruz. Güvenlik, konaklama için en uygun bölge, hava durumu, sağlıkla ilgili alınması gereken bir tedbir veya zorunlu olunması gereken aşılar var mı gibi konuları da gitmeden önce araştırıyoruz. Motosiklet gezilerimiz daha az planlı oluyor, beğendiğimiz bir yerde daha uzun kalabiliyoruz.

Şu ana kadar kaç ülke gezdiniz?

Saymadık ama 30’a yaklaştı. Ülke sayısından daha çok bizi içeriği ilgilendiriyor. Ülke olarak gidip de sadece birkaç şehrini gezdiğimiz yerler var, o yüzden oralara tekrar gitmeyi planlıyoruz.

Nerelerde kalıyorsunuz?

Otel, hostel, kamp gittiğimiz yere göre değişiyor. Hostellerde tercihimiz özel banyolu odalar oluyor. Kalınacak yer temiz olduğu sürece çok ayrım yapmıyoruz ama şartlar elvermediği zaman ortama kendimizi ayarlıyoruz.

Nasıl güvenliğinizi sağlıyorsunuz?

Büyük şehirlerde özellikle bilmediğimiz bölgelerde kalabalıktan çok uzaklaşmamaya özen gösteriyoruz. Güvenlik sorunu olan bölgelerde hava karardıktan sonra çok daha dikkatli olmaya çalışıyoruz. Çok güvenli gözükmeyen ortamlarda  gereksiz kameralarımızı ortaya çıkarıp dikkat çekmemeye çalışıyoruz. Şehir haritasını olmadık yerlerde açıp yabancı olduğumuzu bariz belli etmiyoruz, şaşkın veya heyecanlı bir şekilde etrafı incelemiyoruz. Genelde gittiğimiz yerlerde ya yerel halkı tarafından ya da turistler tarafından yol soran çok oluyor, galiba gittiğimiz yere çabuk adapte oluyoruz. Eğer gece eğlenceye gideceksek ve alkol kullanacaksak, kontrolsüzce tüketmiyoruz, mutlaka ikimizden birisi daha az içiyor ki hırsızlık veya benzeri bir durum için kolay hedef olmayalım. Toplu taşıma araçlarında mutlaka cüzdan, çanta veya kamerayı ikimizin de sürekli kontrolünde olacak şekilde korumaya alıyoruz. Üzerimizde çok fazla nakit ile dolaşmıyoruz ve paylaşıyoruz ki birimizin cebinden çalınsa bile kaybımız hem az olsun hem de açıkta kalmayalım. Döviz bozdururken veya bankamatikten para çekerken, etrafımızı gözlemleyip tedbiri elden bırakmıyoruz. Kredi kartlarımızı güvenli bulmadığımız yerlerde kullanmıyoruz. ABD’de en güvendiğimiz bankaların kredi kartlarını yanımıza alıyoruz. Birçok banka sıra dışı bir işlem veya fazla meblağ harcandığını gördüğünde kartı bloke ediyor. Harcama size ait değilse kartınızı aktif hale getirmiyorlar. Türkiye’deki bankalar da bu kadar hassas mı bilmiyoruz. Kısacası; İstanbul gibi büyük şehirlerde alınması gereken güvenlik önlemleri neyse aynı önlemleri almaya çalışıyoruz.

 İki kişi seyahat etmek daha mı avantajlı yoksa zorlandığınız zamanlar oluyor mu?

Bizce iki kişi seyahat etmek daha avantajlı. Seyahatlerimize başlamadan önce aramızda inanılmaz güzel bir iş paylaşımı oluyor ve iki kişi olmayı her zaman avantajlı hale getiriyoruz. Zevklerimiz birbirine çok yakın olsa da bireysel zevklerimize de seyahatlerimizde yer veriyoruz.  Seyahatlerimiz her zaman uyumlu ve sorunsuz geçiyor.

Özellikle uzun seyahatlere kalabalık bir grupla gitmek; bireylerin farklı istek ve zevklerinden dolayı zor, yalnız ise; dönem dönem sıkıcı olabilir.

Dil bilmek önemli mi?

Tursuz seyahat ediyorsanız dil bilmek tabii ki önemli ancak seyahate çıkmaya mani değil. Gittiğiniz ülkenin dilini biraz da olsa bilmek mutlaka çok büyük  avantaj sağlayacaktır. Özellikle şimdiye kadar seyahat ettiğimiz Güney Amerika ülkelerinde veya Çin’de İngilizcenin bizim gibi gezginler arasında daha çok iletişimi sağladığını, yerel halk ile sohbet edebilmek veya günlük ihtiyaçlarımızı karşılamak için yeterli olmadığını gördük.  Restorana gittiğinizde çok basit birkaç soruyu, yol tarifi, hangi otobüse bineceğinizi, alışverişte, otelde veya kalacağınız yerlerde gerekli olabilecek birkaç soruyu sorabilecek kadar gittiğiniz yerin dilini bilmenin faydasını göreceksiniz. Her daim internete ulaşmak, çeviri kaynaklarından yararlanmak maalesef mümkün olmuyor. Bu düşünce ile geçen sene İspanyolca öğrenmeye başladık. Bu kısa zamanda bile öğrendiklerimizi keşke Güney Amerika seyahatlerimizden önce bilseydik diyoruz, kesinlikle çok işimize yarardı.

Ama yine de sakın dili sorun yapıp hayallerinizi gerçekleştirmeyi ertelemeyin. Bir gezgin her şartta anlaşıp yolunu bulabilir, derdini anlatabilir ve sorunlarını çözebilir diye düşünüyoruz. Kalem kağıt ikilisi en büyük yardımcımız, beden dilinin yetmediği yerlerde çizim de işimize çok yaradı…

Niçin sürekli Güney Amerika’ya gidiyorsunuz?

Seyahatlerimizde öncelikle bizden vize istemeyen veya vizenin kolay alındığı ülkeleri tercih ediyoruz. Güney Amerika ülkeleri tarih, kültür, doğal güzelliği ve insanlarının sıcak kanlılığı ile her zaman bize cazip gelmiştir. 10 günlük Kolombiya, yine 10 günlük Peru-Bolivya ve 17 günlük Brezilya-Arjantin-Uruguay seyahati yaptık ve her birinden büyük keyif aldık. Güney Amerika’da hala gidip görmek istediğimiz çok fazla bölge var. Şili, Patagonya, Ekvator, Arjantin’in Mendoza bölgesi görmek istediğimiz yerlerden sadece bazıları… Güney Amerika harici 2011 yılında yaklaşık 24 günlük bir Uzak Doğu seyahatimiz oldu. En az Güney Amerika seyahatlerimiz kadar keyif aldık. Fırsat buldukça da ABD’de kısa ve uzun süreli seyahatler yapıyoruz.

Planlarınızda nereleri var?

Zaman ve mevsime göre Orta ve Güney Amerika ülkeleri ilk sırada, Avustralya ve Yeni Zelanda ile Uzak Doğu’da 2011’de gidemediğimiz destinasyonlar da aklımızda. Orta ve Güney Amerika’yı motosiklet ile dolaşma fikri de çok yoğun bir şekilde cazip geliyor ve az çok planımız da hazır ancak zamana bağlı olduğu için acele etmiyoruz. Daha sonra ilk fırsatta Avrupa hatta uzun süreli aralar ayarlayıp dünyayı dolaşmak planlarımız arasında.

Seyahatlerinizde hangi ulaşım araçlarını tercih ediyorsunuz?

Ulaşım araçlarını daha çok seyahatlerimizin süresine göre seçiyoruz. Eğer uzun mesafeli bir bölgeye gidecek ve toplu taşıt araçları ile gece yolculuğu yaparak zamandan kazanamayacaksak uçak yolculuğunu tercih ediyoruz. Diğer şartlarda her türlü toplu taşıma araçlarını kullanıyoruz. Gittiğimiz bölgeyi de mümkün olduğunca yürüyerek gezmeyi seviyoruz. Ama herhangi bir vasıtaya ihtiyaç duyduğumuzda işimize yarayan o sırada metro-tren-otobüs-taksi vs. ne varsa hepsini kullanıyoruz. Zaten gitmeden önce seyahat edeceğimiz yerlerin toplu taşımacılık sistemlerinin nasıl olduğunu da araştırıyoruz. ABD seyahatlerimizde hava şartlarına göre genelde araba veya motosikleti tercih ediyoruz.

ABD’ye nasıl gelebiliriz, öğrenci olarak gelirsek daha sonra kalabilir miyiz?

ABD’ye devlet tarafından gönderilen memuriyetlikler dışında öğrenci vizesi, bir şirket tarafından işçi vizesi veya yeşil karta (green card) başvurularak turist vizesi haricinde gelinebiliyor. Ayrıca her yıl Diversity Immigrant Visa Program (Green Card Lottery olarak da bilinir) adı altında çekilişle birçok ülke vatandaşına oturma izni verilir. Genellikle çekiliş Ekim-Kasım aylarında olup her yıl zamanı değişir ve www.uscis.gov sayfasında yayınlanır. İşçi vizesinde ise özellikle mühendislik sektöründe çalışanların şansı daha yüksektir. Öğrenci vizesi ile gelip ABD’de bir üniversite veya master programına katılanlar okullarını bitirdikten sonra bir yıl çalışma hakkına sahip olur. Eğer bu süre içerisinde bir iş yerinde çalışmaya başlar ve çalıştığınız şirket tarafından beğenilmeniz halinde işçi vizesine başvurulabiliyor. İşçi vizeniz varken çalıştığınız firma sizin için oturma iznine başvurabiliyor. Oturma iznini aldıktan yaklaşık 5 yıl sonra ABD vatandaşlık işlemlerinize başlayabiliyorsunuz. Tabii ki bu arada ABD vatadandaşı biri ile evlilik gerçekleştirmediyseniz. Evlilikte oturma izni ve vatandaşlık süreci daha kısa sürer.

Ayrıca belli şartları yerine getirerek ABD’de iş yeri açmanız halinde de oturma izni verilmektedir. Şirket kurulmasında yılda 10.000 başvuru ile sınırlama olduğunu biliyoruz. Yani param var deyip herkes iş açamıyor, seçtiğiniz bölgede ihtiyaç var mı, iş kolu, çalışacak kişilerin Amerikan vatandaşı olması vs. gibi şartlar var. USCIS‘in sayfasında bu konu ile ilgili bütün bilgileribulabilirsiniz.  Linki tıklayarak inceleyebilirsiniz. Türkiye’de bulunan bir şirketiniz var ve şubesini açmak  isterseniz; işlemler ve vize statüsü farklı olacaktır. Şirket kurma veya şube açma konusunda iyi ve güvenilir bir avukattan destek almanızı tavsiye ederiz.

En doğru bilgileri www.uscis.gov sayfasında bulacağınızı unutmayın….

Seyahat edeceğiniz ülkelere gitmeden önce sağlık sigortası yaptırıyor musunuz ve ne gibi tedbirler alıyorsunuz?

ABD’de yaptırdığımız sağlık sigortamız neredeyse bütün ülkelerde geçerli olduğu için şimdiye kadar ayrıca yaptırmaya gerek duymadık. Ama çok önceden ayarladığımız seyahatlerimiz için uçak biletlerini alırken varsa seyahat sigortasını da  alıyoruz. (ABD çıkışlı seyahatlerde bazı seyahat web siteleri seyahat sigortasını da yanında sunuyor.) Otellerde ücretsiz iptal etme seçeneği olanları tercih ediyoruz veya varsa iptal sigortasını alıyoruz. Gideceğimiz ülkeye göre yapılması gereken aşılar varsa muhakkak yaptırıyoruz, alınması gereken tedbirler varsa uymaya çalışıyoruz. Kısa süreli ve hangi tarihte ne yapacağımızın belli olduğu gezilerimizde fazla risk almıyoruz, yiyecek ve içecek konusunda biraz daha hassas davranıyoruz. Yanımızda ihtiyacımız olabilecek ilaçları taşıyoruz, önceden vitamin takviyesi alıyoruz. Düzenli spor yapsak da seyahatlerimizden önce ekstra uzun yürüyüşlere kendimizi hazırlıyoruz.

Türkiye’de Seyahat Sağlığı Merkezi, Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak, yurt dışına çıkacaklara ücretsiz seyahat sağlığı hizmeti vermektedir. Web sitesi; www.seyahatsagligi.gov.tr . Seyahatinizden en az bir ay önce Seyahat Sağlığı Merkezlerinden birini arayarak randevu almanızı tavsiye ederiz. Böylece seyahat edeceğiniz bölgelere göre gerekli olması halinde aşılarınızı yaptırmak için zamanınız olur.

Nakit mi kredi kartını mı tercih ediyorsunuz?

Her zaman hem nakit hem de en güvenli birkaç kredi kartımızı yanımızda taşıyoruz. Özellikle ABD’den aldığımız kredi kartlarımızı yanımızda bulundurmayı tercih ediyoruz. Sizin haber vermediğiniz bölgelerden yapılacak harcamalarda çok hassaslar anında kartı bloke ediyorlar. Nakiti ise gittiğimiz bölgeye göre ayarlıyoruz, sırf nakit kabul eden yerler için gerektiği kadar yanımızda bulunduruyoruz. Gerektiğinde ATM kartlarımızdan çekiyoruz.

20 Responses to SORU-CEVAP

  1. Gaye dedi ki:

    Ayfer hanım cok güzel bi tazı olmus öncelikle tesekkür ederim 15 ocak-15 mart arası miami universitesi hastanesine staj için geleceğim 2 ay için kalacak yer konusunda bir öneriniz olur mu??

    • ayferonur dedi ki:

      Merhaba Gaye,
      Çok teşekkür ederiz. Uzun süreli kalacak yer konusunda maalesef bir fikrimiz yok, biz hep otelde kaldık. Ama craigslist.com dan staj yapacağın hastaneye yakın oda bakmanı tavsiye ederiz. Oda kiralamak çok daha uyguna gelecektir. Başarılar dileriz, selamlar…

  2. Adil BABALIK dedi ki:

    merhabalar ben üniversite öğrencisi olup bu yıl Americanın south carolina eyaletinde myrtle beach şehrine work and travel yapacağım çok merak ediyorum rahat edebilirmiyim ? Gece hayatı varmıdır? şehir çok pahalımı? memnun olurmuyum ? dilimi geliştirebilirmiyim ? tşk ederim 🙂 çok endişeleniyorum ve çok sabırsızım daha önce yurt dışı deneyimim bile yok .

    • Ayferonur dedi ki:

      Merhaba Adil,

      Myrtle Beach, doğu yakasının popüler sahil kasabaları arasında yer alır. Özellikle yaz dönemi hareketli bir bölgedir. Genel olarak ülkenin her yerinde günlük yaşam için gerekli rakam aynıdır. (Kira rakamları eyaletlere göre değişir) O yüzden geleceğin bölge pek fark etmez. Dil konusuna gelince; çalışacağın işte kullanmana ve senin çabana göre dilini geliştirme şansın var. WAT ile dünyanın her yerinden gelmiş gençlerle birlikte olacağın için kendi aranızda da sürekli İngilizce konuşacaksınız 🙂
      Gece hayatı: İstanbul’daki gece hayatı ile karşılaştırmak zor olsa da alternatif yerler var 🙂 Bölge ve gece hayatı ile ilgili detaylı bilgileri bulabileceğin iki web sitesinin linkini de paylaşıyoruz.
      http://www.gotomyrtlebeach.com/nightlife/clubs-dancing/
      http://www.visitmyrtlebeach.com/things-to-do/?cid=g_destination_to_do_mb

      İyi bir iş seçmiş ve kalacak yerini de ayarlamışsan endişenmene gerek yok 🙂 Bol şans, güzel bir deneyim olmasını dileriz. Ayrıca soruların olursa veya geldiğinde haberleşmek istersen bize buradan veya e-posta ile de ulaşabilirsin.

      • adil dedi ki:

        merhaba

        çok teşekkür ederim, çok naziksiniz bilgileriniz memnun bıraktı beni sizi takip etmeye devam edeceğim (oraya gidince bir konu olursa yine sormam gereken rahatsız edeceğim sizleri 🙂 iyiki varsınız herşey gönlünüzce olsun. 🙂

        • ayferonur dedi ki:

          Çok teşekkürler. Senin de her şey gönlünce olsun. Ne zaman istersen sorabilirsin, elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışırız. Selamlar, sevgiler…

  3. Halil Yarmaci dedi ki:

    Güzel bir tavsiyede bulunmak istiyorum; konaklama konusunda couchsurfing i de kullanabilirsiniz. Ben avrupa seyehatlarimde 4 defa kullanma fırsatı buldum. Ayrıca da Çanakkale ye gelen turistleri evimizde ağırlamaktan çok mutlu oluyoruz. Couchsurfing ile gittiğimiz yerlerde şehrin gerçek kültürel seviyesini yaşama imkanı buluyoruz. Tabi konaklamanın bedavaya gelmeside çabası 🙂 Hicbir internet sitesinde bulamıyacağınız bilgileri gönüllü ev sahipleri ile laf lafı açarken sohbet içinde yakalıyorsunuz.

    • Ayferonur dedi ki:

      Çok güzel bir tavsiye de bulunmuşsunuz Bugüne kadar gittiğimiz yerlerde pek tercih etmedik ama daha uzun gezilerimizde biz de düşünüyoruz. Çanakkale’de couchsurfing’imiz hazır o zaman 🙂

  4. Osman dedi ki:

    Ayfer hanım, Onur bey şu an aklıma geldi ilerleyen zamanlarda kitap yazma gibi bir düşünceniz var mı acaba?

  5. Osman dedi ki:

    Herkese nasip olmayan bir şey bu seyehat işi. Çünkü hem maddiyat gerektiriyor hem de zaman. İkisi de aynı anda bulunmuyorsa eğer malesef en yakınındaki bir şehre bile gidemiyor insan.

    • Ayferonur dedi ki:

      Evet ilk adımı atmak için her ikisi de gerekli ama o ilk adım atıldıktan sonra inanın ikisi de bizim elimizde. İşlerinden ayrılmış ve az miktar birikimleri ile gezen gezgin sayısı Türkiye’deki gezginlerin arasında da gittikçe artırıyor.

  6. AYHAN KAÇMAZ dedi ki:

    Sitenizi ilk defa bu kadar ayrıntılı inceledim. Derinliğini ve samimiyetini çok beğendim. Güzel bir uslupla anlatıyorsunuz. Tebrik ederim.
    Gezginlere tavsiyeniz öncelikle Uzakdoğu mu Güney Amerika mı? İlk tercih neresini önerirsiniz.

    • Ayferonur dedi ki:

      Teşvik edici yorumunuz için çok teşekkür ederiz. Her iki destinasyonda da olmaktan çok büyük keyif aldık. Tarih ve doğa bakımından ayrım yapmak çok zor. Ama insanlarının sıcak kanlılığını ön planda tutarsak Güney Amerika ağır basar.

  7. sila dedi ki:

    seyahatlerinizin sonunda gittiginize degermi

    • Ayferonur dedi ki:

      Sıla, gezilerimizin sonunda şimdiye kadar değmedi dediğimiz
      olmadı ama keşke daha uzun kalabilseydik dediğimiz çok yer oldu. İlk başta
      olumsuz düşünce ile başlayan bazı gezilerimiz bile sonunda harika anılara dönüştü. Her birinden ayrı keyif alıyoruz ve yolda olmayı seviyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir