• Antarktika
  • Antarktika
  • Salda, Turkiye

Pamukkale – Hierapolis

Pamukkale - Denizli

Pamukkale Travertenleri – Denizli

Türkiye’nin Turizm Simgelerinden: Pamukkale Travertenleri

Olimpos-Çıralı‘da geçirdiğimiz keyifli iki günden sonra yönümüzü hava durumuna göre belirledik. Antep’e doğru mu devam etsek derken kendimizi Pamukkale‘nin büyülü beyazında bulduk. Ayfer,  görmediği için zaten gitmek istiyorduk. Onur da seneler sonra tekrar görecekti. Şifalı suları ve kartpostalları süsleyen sıra dışı bembeyaz görselliği ile hafızalarımıza kazınmış Pamukkale’yi tabii ki çok merak ediyorduk. Şifa, doğa ve tarihin buluştuğu Hierapolis Antik Kenti ve Pamukkale, 1988 yılında UNESCO Dünya Kültür Mirası olarak koruma altına alınmıştır.

Pamukkale’ye vardığımızda kalacağımız oteli henüz ayarlamamıştık ama kısa bir araştırma sonucu birkaç yeri not aldık. Uğradığımız ilk otelde sadece delux özel odalarında yer kalmıştı. Standart odalarından biraz daha pahalıydı. Ama resepsiyondaki elemanın 20. evlilik yıldönümümüz olduğunu öğrenince indirim yapması karar vermemizi kolaylaştırdı. Odası genişçe, uzaktan da olsa travertenler ve havuz manzarası ile balkonu da çok keyifli duruyor…

Balkon keyfini sonraya bırakıp öncelikle günümüzü değerlendirmek istiyoruz. Hierapolis (Pamukkale) ören yerini görmek için geç kalmıştık. Hem travertenleri hem de antik kenti 1-2  saate sıkıştırmak; üstün körü dolaşmak olacaktı. Ama uzak olmayan Karahayıt kasabasındaki kırmızı su (kırmızı travertenler) diye geçen Karahayıt Kaplıcaları’nı görebilirdik.

Karahayıt Kaplıcaları

Resepsiyondaki görevliden aldığımız bilgiler doğrultusunda motorla direkt Karahayıt’a gittik. Travertenler, küçük bir parkın içinde ve çok küçük bir alan olduğunu belirtelim. Burası da Pamukkale’deki termal kaplıcalarının bir uzantısı. Suyun içindeki bileşimler Pamukkale kaynağıyla benzerlik göstermektedir.

Kırmızı Su

Karahayıt Kaplıcaları – Denizli

Kaynak suyunun sıcaklığı 420-560 C arasında değişmekte. Birçok hastalığa şifa veren kaplıcaların suyu aynı zamanda içme suyu olarak da kullanılabiliyormuş. Sindirim sistemi, mide, bağırsak, safra yolları gibi rahatsızlıklara iyi geldiği söyleniyor. O yüzden şifa bulmak isteyenler tarafından bayağı talep vardı. Sırf gezmek için geleceğim derseniz; ay, bayıldık ne de muhteşem yer muhakkak görülmeli diyemeyeceğiz ama vaktiniz varsa yine de görülebilir. Girişi de ücretsiz.

Karahayıt Kaplıcaları

Hazır boş bulmuşken fotoğraf çekmesek olmazdı 🙂

Pamukkale’de Başka Neler Yapılabilir?

Son dönemlerde yamaç paraşütü ile traverterlerin üzerinde süzülmek revaçta. Daha birkaç hafta önce Babadağ – Ölüdeniz’de tecrübe ettiğimizden araya sıkıştırmadık. Ama ilk kez deneyecekler için farklı bir tecrübe olabilir.

Pamukkale - Denizli

Yamaç paraşütü ile Pamukkale’nin beyazlığında süzülmek…

Kapadokya’da olduğu gibi Pamukkale’de de travertenler ve Hierapolis Antik Kentinin gökyüzünden seyredilebileceği sıcak hava balon turları düzenleniyor. Gün doğumu ve batımında yapılan turlar Pamukkale ve Karahayıt’ı kuşbakışı izlemek için ideal. Öğleden sonra yola çıkmayı düşündüğümüzden gün doğumu turuna katılma fikri cazip geldi. Resepsiyondaki görevli birkaç yerden bizim için fiyat aldı ama maalesef eskiden yerli turiste yapılan indirimi kaldırmışlar ve tek fiyat 75 euro dediler. Elbet bir gün Kapadokya’da nasıl olsa deneriz desek de burası da cazip gelmedi değil! Hayatta kaç kere yapacağız değil mi? Dışarıda hafiften çiseleyen havayı görünce, aklımıza yarın hava nasıl olacak sorusu geldi. Eğer açık olmazsa boşuna erkenden kalkıp tura katılmış olacağız. Hemen hava durumu kontrol edilir ve sabah planı iptal ☹

Bir dahaki sefere balonla birlikte belki yamaç paraşütünü de deneriz 🙂

Sabah saatlerinde bulutlu, kapalı olacak hava daha sonra açar mı acaba? Onu da yarın düşünürüz. Önce yemek 😊.

Akşam Yemeği

Otelin havuza bakan hoş bir restoranı var, dışarıda nerede yesek diye düşünmek yerine otelde yiyelim dedik. Ama garsonların ilgisizliği, sipariş almak gibi bir niyetleri olmayınca fikrimizi değiştirdik. Baktığımız birkaç mekan, turiste o kadar doymuş ki Türk olduğumuzu anlayınca ilgilenmediler bile. Ayrıca bar-restoran tarzı yerlerde nargile içiliyor olması da hoşumuza gitmedi. Eğer biraz daha ortamı güzel olsun istiyorsanız otellerin restoranları daha keyifli duruyor. Tam bir otelin önünden geçerken kapısındaki garsonun hoş sohbeti bizi orada yemeğe çekmeye yetti bile. Hem ortamı güzel hem de ilgililer. Şöyle havuz başında traverten manzaralı masada güzel bir şarap eşliğinde 20. evlilik yıldönümümüzü kutlamak hiç de fena olmaz diyerek girdik içeri…

20. evlilik yıldönümümüzü Pamukkale’nin beyazı ile taçlandırdık…

Hiçbir fikrimiz olmayan Hal-tur Hotel‘den mutfaktaki şefi ve sahibi ile de tanışıp çıktık. Bu bölgenin saç kavurması meşhurmuş kuzu eti yemediğimizden çok denemek istemesek de tavsiyelere dayanamayıp sipariş verdik. Ortamı sakin, personel ilgili, mennun kalarak ayrıldık. Hatta bizi ertesi gün için kahveye bile davet ettiler 😊.

Sabah, kapalı havanın keyfimizi kaçırmasına izin vermeyip kahvaltı sonrası hemen Hierapolis (Pamukkale) ören yerini görmeye gittik. Giriş ücreti 50 TL, müzekart geçerli ve kartınız varsa ücretsiz. Kuzey ve Güney kapılarından giriş yapılabiliyor, biz Güney Kapısından giriş yaparak dolaştık. Güney Kapısı travertenlere daha yakın, Kuzey Kapısından giriş yaparsanız önce antik kenti dolaşarak travertenlere gelebilirsiniz…

Pamukkale Ören Yerinin planı

Hierapolis (Pamukkale) Kısa Tarihçesi

Hierapolis Antik Kenti’nin kuruluşu ile ilgili bilgiler sınırlı olsa da Bergama Kralı II. Eumenes tarafından MÖ 190 yıllarında kurulmuştur. Bergama Krallığı’nın kurucusu Telephos’un karısı Hiera’ya ithafen “Hierapolis” adını almıştır. İçinde birçok dini yapı barındırdığından “Kutsal Kent” olarak anılmış. MÖ 133’te III.Attalos’un vasiyetine göre, kent tüm Bergama krallığı torakları ile beraber Romalılara miras bırakılmıştır. MS 17’de Tiberus zamanında bir depremle yıkılmıştır. Yaralarını sarmadan, Neron zamanında MS 60’da tekrar yıkılmıştır. Şehir, hippodamos (ızgara plan) şehir planına göre yeniden kurulur. MS 2. ve 3. yüzyıllarda gelişmiştir. Hristiyanlık Hierapolis’te kısa zamanda yayılır. MS 80 yıllarında Hz. İsa’nın havarilerinden Aziz Philip’in burada öldürüldüğüne inanılır ve adına Martyrium yapılmıştır. Hristiyanlık çağında Metropolis olmuştur. 12. yüzyılın sonlarına doğru da bu bölge Türklerin eline geçmiştir.  1210 yılında köy seviyesine inen Hierapolis 1354 yılındaki depremle hasar görmüş ve zamanla terk edilmiştir.  (Bilgilerin çoğu ören yerinden alıntıdır.)

Pamukkale - Denizli

Travertenlerden Pamukkale’ye bakış…

Gösterişli kent kapıları, surlar, kiliseler, Basilika, Apollon Tapınağı, Antik mezar alanları (Nekropol), su kanalları-depoları, anıtsal çeşmeler, Roma Hamamı, Gymnasium Kompleksi, Antik sütunlu Frontinus caddesi, 9.500 kişilik tiyatrosu ve enfes manzarası ile antik kent zamanında ihtişamlı bir şehirmiş.

Pamukkale - Denizli

Antik sütunlu Frontinus caddesinin girişi…

Birçok kültüre ev sahipliği yapmış antik kent, tarihiyle en az  travertenler kadar etkileyici duruyor. Diğer yapılara göre daha iyi durumda olan Antik Tiyatrosu, farklı pozlar vererek fotoğraf çektirmek isteyen ziyaretçiler tarafından en çok talep edilen yerlerin başında geliyor.

Pamukkale - Denizli

Hierapolis Antik Tiyatrosu – Pamukkale

Son yıllarda tiyatronun korunması, onarımı ve sergilenmesine yönelik önemli projeler başlatılmış. Cephesinin onarımı ve sahne binasının restorasyonları ile günümüzde tiyatro, kültürel ve sanatsal etkinlikler için faal duruma gelmiştir. Sahne binasının yeniden ayağı kaldırılması ile Hierapolis Antik Tiyatrosu, Türkiye’deki ve Akdeniz’deki en önemli anıtlardan biri olmuş.

Hierapolis Antik Tiyatrosu – Pamukkale

 

Hierapolis Antik havuz (Kleopatra) ise, bir deprem sonucu oluşmuş ve suyu şifa dağıtıyor. Şifa ve güzellik dağıttığına inanılan havuz bayağı kalabalıktı. Bu bölüme giriş ücretsiz ama havuza girmek isterseniz ekstra. Yetişkinler için 50 TL, 6-12 yaş 20 TL (Ekim 2018). Eşyalarınızı 5 TL karşılığında bırakabileceğiniz kilitli dolaplar var. Yanınızda mayonuzu getirmişseniz havuzun keyfini çıkarabilirsiniz. Ama yoksa da dert etmeyin satan küçük butikler var.

Pamukkale - Denizli

Hierapolis Antik havuz (Kleopatra), yaş ortalaması biraz yüksekti…

Müzesini Ziyaret Etmeyi Unutmayın!

Ayrıca heykellerin, lahitlerin sergilendiği, açıklayıcı bilgileri bulacağınız müzesinin (Pamukkale – Hierapolis Arkeoloji Müzesi) giriş ücreti de 7 TL ama müzekartınız varsa ücretsiz. Bir kez daha müzekart candır deyip müzesini de zevkle dolaşıyoruz. 1984 yılında hizmete açılan müze, Hierapolis kentinin Roma Hamamı’dır ve 3 salondan oluşuyor. 1993 yılında başlanan kazı çalışmaları yılın belirli dönemlerinde devam ediyormuş. Sergilenen eserler yönünden de oldukça zengin. Bilgilerin eksik kalmaması için müzeyi de gezmenizi tavsiye ederiz. Maalesef bu bölüm fazla talep görmüyor ☹.

Hierapolis Arkeoloji Müzesi

Girdlandli Lahitler – Hierapolis Arkeoloji Müzesinden…

Ve Travertenlerin beyazlığıyla Pamukkale manzarasına bakış…

Beyazlığı ve pamuk görümünden adını almış olan Pamukkale, doğal güzelliğiyle hem Türkiye’nin hem de Denizli’nin tanıtımında sembol haline gelmiş. Özellikle Uzak Doğulu turist yoğunluğu dikkatimizi çekti. Eskiden çok daha geniş alanda gezilebilen travertenlerin, maalesef gerekli özenin gösterilmemesinden dolayı, bir bölümü bakıma alınmış. Bir ara çok kötü durumda olduğu yazılıp çizilmişti umarız doğal güzelliğini koruyabiliriz. Travertenlerin sadece bir bölümünde, çıplak ayak dolaşılmasına izin veriliyor. Çok kalabalık olmadığı için girişte herkesin ayakkabılarını çıkarıp bıraktığını görünce biz de öyle yaptık. Ama kalabalıkta hem kolay bulmak hem de her ihtimale karşı bir poşet içine koyup yanınızda taşımakta fayda var.

Uzun uzun travertenlerin nasıl oluştuğunu anlatmayacağız. Kısaca traverten, çeşitli nedenlere ve ortamlara bağlı, kimyasal reaksiyon sonucu çökelme ile oluşan bir kayadır. Çökelti ilk etapta jel halinde olup zamanla sertleşmekte ve traverten oluşmaktadır. Ancak ziyaretçiler tarafından üzerinde yürünmesi ve oynanması, henüz yumuşak haldeki kalsiyum karbonatların zarar görmesine neden oluyormuş. Eğer termal su fazla miktarda ve uzun süreli aynı bölgeye akıtılırsa yosunlaşmaya neden olduğundan kontrollü bir şekilde veriliyormuş. Beyazlığın oluşumunda hava şartları, ısı kaybı, akışın yayılımı ve süresi etkiliymiş. Bu bilgilerden sonra herhalde üzerinde daha bilinçli gezmek gerekir…

Pamukkale Travertenleri – Denizli

Binlerce yıllık sürecin ardından oluşan travertenlerin arasındaki çeşitli derinliklerdeki küçük spa havuzlarının şifalı sularına girmek serbest. O yüzden yanınızda mayonuzu veya şortunuzu getirmeyi unutmayın. Traverten suları damar sertliği, yüksek tansiyon, romatizma, sinir, kaşıntı gibi deri hastalıklarına iyi geliyormuş.

Pamukkale - Denizli

İstanbul Tıp Fakültesi’nden de onaylı…

 

Pamukkale travertenlerine benzeyen bir doğal kaya formasyonun Meksika’nın Oaxaca eyaletinde de olduğunu biliyor muydunuz? Hierve el Agua, her iki güzelliği de görebildiğimiz için şanslıyız. Hangisi mi daha güzel? Hepsini bulundukları bölgeye göre değerlendirip görmekte fayda var.

Hierve el Agua

Hierve el Agua – Oaxaca, Meksika

Gün içinde hava açsa da ayrılırken hafiften kapamıştı… Öğleden sonra yola devam…

Pamukkale’ye Nasıl Gidilir?

Araba veya bizim gibi motosikletle gitmeyi düşünmüyorsanız diğer alternatif uçak olacaktır. Denizli Çardak Havalimanı’na İstanbul’dan her gün direkt uçuş var. Havaaalanından Denizli veya Pamukkale’ye giden servis araçları bulunmakta. Biz şahsen kullanmadık ama kardeşlerimizden biliyoruz, mennun da kaldılar. Eğer uçak yerine otobüsü tercih etmişseniz yine otogardan Pamukkale’ye düzenli minibüs seferleri bulunmaktadır.

Pamukkale Tavsiyeler

  • Otellerin çoğunda havuz var ama termal olmadığını belirtelim.
  • Açık alanda gezeceğiniz için yazın gelmişseniz muhakkak yanınızda güneş kreminiz, şapka ve su olsun.
  • Havuza girmeyecekseniz ören yerini komple gezmek 3-4 saatinizi rahatlıkla alır.
  • Travertenler ara ara kaygan o yüzden üzerinde yürürken dikkatli olun.
  • Hava açıksa, gün doğumu veya batımı sırasında bulunmak da şahane olacaktır.
  • Travertenleri gezerken ayakkabılarınızı çıkaracağınızdan yanınızda bir poşet bulunması iyi olur.
  • Ören yerinin içinde yiyecek-içecek var.

Pamukkale’de Nerede Kaldık?

Venüs Suite Hotel’de kahvaltı dahil indirimli gecesi 230 TL’ye kaldık ama sezonuna göre fiyatları çok değişiyor. Odaları temiz, otopark sorunu yok. Açık büfe kahvaltısı ise tek kelimeyle mükemmeldi. Başka temiz butik otel seçenekleri de var. Ekim ayında birçok yer boşken Pamukkale yabancı turistlerin gözdesi olduğundan doluydu ve otel rakamları diğer bölgelerdeki gibi çok uygun değildi.

Venüs Suite Hotel - Pamukkale

Kaldığımız otel…

Denizli’de Gezilecek-Görülecek Yerler

Denizli sadece Pamukkale’den ibaret olmayıp pek çok tarihi ve doğal güzelliklere ev sahipliği yapıyor. Ayrıca Serinhisar gibi doğal ürünleri ile öne çıkmış küçük kasabalarına da uğramak lazım. Leblebinin başkenti diye geçen kasaba kuruyemiş çeşitliliği ve sıcakkanlı esnafı ile gönlümüzü çaldı.

Şehir ve çevresindeki diğer güzellikleri maalesef vaktimiz kalmadığından biz de gezemedik. Hem sizin hem de kendimiz için kısa bir not düşmek istedik.

  • Akhan Kervansarayı; Selçuklu döneminden kalma bir yapı.
  • Acıpayam Yazır Cami, Boğaziçi Cami, Servergazi Türbesi, Goncalı Kilisesi ve St. Philippe Martyrion Kilisesi diğer tarihi yapılar arasında.
  • Colossae Antik Kenti, Tripolis Antik Kenti,Tabea Antik Kenti ve Laodikya Antik Kenti görülmesi gereken diğer ören yerlerinden.
  • Denizli, ülkemizin termal sağlık turizm şehirlerindendir. O yüzden kaplıcalarından da şifa alınabilir. En bilinen ve sık ziyaret edilenleri; Sarayköy, Karahayıt, Çizmeli, Tekkeköy, Gölemezli ve Kızıldere Kaplıcaları’dır.
  • Doğal güzellikleri; Honaz Dağı Milli Parkı, Yeşildere Şelalesi, Ağlayan Kaya Şelalesi, Güney Şelalesi, Keloğlan ve Kaklık Mağaraları.

Keyifli geziler dileriz 🙂

Ayfer & Onur Öznar

Faceboook : AyferOnur Seyahatnamesi

Instagram : AyferOnur Seyahatnamesi

Youtube: AyferOnur Seyahatnamesi

       

2 Responses to Pamukkale – Hierapolis

  1. Azmi Açıkdil dedi ki:

    Denizli’ye kadar gelmişken Kula-Salihli Jeoparkı ve Kula Tarihi Evleri ve heyecan duyacağınız Tarihi evlerin sokaklarında gezip fotoğraf çekmek çok farklı bir anıyı arşivinize koyabilirdiniz ancak kaybedilmiş değil. Kula evleri, butik otel olarak kullanmak için restore oluyor. Ayrıca Salihli Sart, Bintepeler ören yerleri de Kula’ya 40 km mesafede.
    Sağlıklı, seyahatler dilerim.

    • ayferonur dedi ki:

      Azmi Bey bilgiler için çok teşekkür ederiz. Tavsiyelerinizi, yolumuz tekrar düştüğünde uğramak üzere not aldık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir